Evrim Aldatmacası

< <
21 / total: 24

Müslümanların Münafığa Kuran Ahlakıyla Yaklaşmaları

Münafığa Hiçbir Zaman Kesin Olarak 'Münafık'  Teşhisi Konulamaz

Eğer Biz dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle onları simalarından tanırsın. And olsun, sen onları, sözlerin söyleniş tarzından da tanırsın. Allah, amellerinizi bilir. (Muhammed Suresi, 30)

Allah, bu ayetinde "Eğer Biz dilersek sana onları elbette gösteririz." diye bildirmiştir. Zira bir Müslüman, hiçbir zaman için bir kimseye kesin olarak "Bu kişi münafıktır" diye hüküm koyamaz. Çünkü hiç kimse, bir başkasının kalbindeki gerçek samimiyeti, imanı bilebilme gücüne sahip değildir. Bunun bilgisi yalnızca Allah Katındadır. Bir kimseye dünyadayken "Bu kişi münafık" diye bir sonuca varmak, "Bu kişinin cehenneme gideceği kesin" demek anlamına gelir. Bir Müslüman da asla herhangi bir insan için böyle bir hüküm veremez. İman edenler bunun takdirinin yalnızca Allah Katında gizli olduğunu ve Allah'ın hükmünü bilmeksizin böyle bir karara varmalarının 'haram olacağını' bilirler. Müslümanlar bir kimse için böyle bir delil oluştuğu zaman bile ancak, "münafık karakterli" ya da "münafık ahlakı gösteriyor" gibi bir yakıştırma yapabilirler. Ama Allah, -dilediği takdirde- bu samimiyetsiz insanları, elçilerine vahiy yoluyla bildirebileceğini haber vermiştir.

Allah ayetin devamında, "Böylelikle onları simalarından tanırsın" diye bildirmiştir. Bu ayet ile verilen bilgiden, 'münafığın kirli, samimiyetsiz ve sinsi ruhunun, simasına çöktüğü ve yüzüne yansıdığı' anlaşılmaktadır. Allah pisliğini kalbinde saklayan münafığın yüzünde, asla gizleyemeyeceği bir münafık alameti oluşturarak Müslümanlara dikkatli olmaları gereken kişileri tanıtmaktadır.

Ancak bunun yanı sıra, Allah bu ayet ile münafıkların ne kadar sinsi ve gizlenmiş varlıklar olduğuna da dikkat çekmiştir. Münafıklar asla tam olarak tespit edilip teşhis edilemeyen varlıklardır. Zaten kesin bir teşhis konulabilse, Müslümanlar bu kimseleri asla içlerinde tutmaz, aralarından ayırır ve dostluk kurmazlardı. Çünkü münafık demek, aynı zamanda da 'şeytanın tecellisi' demektir. Dolayısıyla Müslümanlar nasıl ki şeytandan sakınır, uzak durur ve içlerinde tutmazlarsa, münafıktan da kesin emin olabilseler, ona da aynı tavrı gösterirlerdi. Ama tam olarak emin olamadıkları için, Müslümanlar münafık karakterli insanlardan ne kadar şüphelenseler de, asla kesin bir hükme varamaz ve bu kimseleri içlerinde tutmaya devam ederler.

Bu, Allah'ın, Müslümanların dünya hayatındaki imtihanlarının gereği olarak yarattığı özel bir durumdur. Müslüman bir topluluğun içinde, münafık karakterli bir kişinin varlığı, elbette ki Müslümanların pek çok konuda sabır göstermelerini gerektiren zorluklar oluşturur. Müslümanlar bir kişinin münafık olduğundan her ne kadar şüphe duysalar da, 'belki hidayet bulur' düşüncesiyle sabırla, ona Kuran ahlakıyla yaklaşmaya devam ederler.

Ancak bunların her biri Müslümanlar için dünyada ve ahirette, çok büyük hayırlara ve güzelliklere vesile olur. Çünkü münafık, aynı zamanda da Müslümanın dünya hayatındaki eğitiminin önemli bir parçasıdır. Münafığın ahlakındaki bozuklukları görmek, Müslümanların sürekli olarak kendi ahlaklarındaki eksiklikleri gözden geçirmelerine; bunun sonucunda da çok daha derin imanlı ve veli ahlaklı insanlar haline gelmelerine vesile olur.

Münafığı Sabırla ve Dikkatle İzleyip Onun Şeytani Sanatını Öğrenmek Gerekir

Allah tarihin başlangıcından bu yana iyi ile kötüyü bir arada yaratmış, insanların vicdanlarını kullanarak bu ikisi arasında doğru olanı seçmelerini istemiştir. Kuşkusuz ki Allah dilemiş olsa, dünyayı sırf iyilikle, güzellikle dolu olacak şekilde yaratır ve kötülüğü hiç yaratmazdı. Ama Allah pek çok hikmetle iyinin yanında kötüyü de var etmiştir.

Kötülüğün savunucusu ve lideri olan şeytan, kendi felsefesini inkar edenlere ve münafıklara ilham ederek, dünyada kötülüğü ve sapkınlığı hakim kılmaya çalışır. Her bir münafık ve inkar edenlerin her biri, şeytanın birer talebesi ve birer askeridir. Liderlerinden aldıkları talimatlarla, samimi iman eden, iyiliği savunan her insanı, 'doğru yoldan çıkarmak ve şeytanın birer takipçisi haline getirmek için' çaba harcarlar.

İşte münafıkların Müslümanlar arasındaki başlıca görevlerinden biri de budur. Şeytanın kirli sanatını, sapkın dünyasını, sinsi ahlakını Müslümanlar arasında da yaygınlaştırmaya çalışmak. Dolayısıyla Müslümanlar için de münafık, 'şeytanın kirli sanatını', 'insanları saptırmak için kullandığı sinsi yöntemlerini' ve 'sahtekarca oyunlarını' canlı olarak hayata geçirip uygulayan 'şeytanın bir temsilcisi'dir. Bu nedenle de, şeytanın kirli sanatını öğrenip mağlup edebilmek için, 'münafık Müslümanlar için önemli bir gözlem vesilesidir'.

Münafık, Müslümanların Kuran'daki bazı ayetlerin anlamını çok daha iyi anlamalarına vesile olur. Bu samimiyetsiz insanların gösterdiği kötü ahlak, oynadıkları oyunlar, kullandıkları sinsi yöntemler, münafık karakterinin çok daha iyi teşhis edilebilmesi için önemli birer vesiledir. Normalde Müslüman bir toplulukta sadece samimi iman eden insanlar olsa, elbette ki bu bir güzelliktir. Kimse bir münafıkla bir arada ve onun varlığını hissederek yaşamak istemez. Ancak böyle bir durum oluştuğunda da bu, Müslümanlar için asla bir zarar değildir. Münafığın varlığı, Müslümanlar için sürekli olarak hayra dönüşür. Münafığın her gün, her yaptığı eylem, her söylediği söz, her yaptığı sinsilik Müslüman için yeni bir gözlem ve yeni bir analiz imkanı oluşturur.

Münafık, Müslümanların aklının gelişmesine vesile olur. Münafığı canlı bir örnek olarak görüp gözlemleyebilmek, Kuran'da anlatılan 'münafık karakterini' anlamada Müslümanlar için önemli bir yol göstericidir. Münafık olmasa, bu karaktere ait detaylar, girift noktalar o kadar iyi anlaşılamayabilir. Ama "Şeytanın feneri ulaşacağın yerdeki karanlığı aydınlatır." (Mason Dergisi, s. 29, sf. 23) sözüyle dikkat çekildiği gibi, 'münafığın aydınlattığı ışık, bize bütün dünyayı gösterir'. Yani onun karanlık dünyasının karanlık feneri, birçok yeri aydınlatır ve Müslümanlar da bu yolla birçok detayı görebilirler. Yoksa Müslümanların, münafığın varlığı olmadan onun yöntemlerini görüp fark etmeleri çok zor olurdu.

İşte bu yüzden münafığı kendi haline bırakıp iyi izlemek gerekir. O, fark edilmediğini sandığı sürece şeytandan öğrendiği sanatını en sinsi yönleriyle uygulamaya devam edecek, Müslümanlar da onu izleyip gözlemleyerek, onun yöntemlerini en ince detaylarına kadar anlayabileceklerdir. Ve böylece şeytanın ve münafığın faaliyetlerini kolaylıkla etkisiz hale getirebileceklerdir. Bu nedenle münafığa fark edildiğini ima edip sinsice gizlenmesine yol açmak değil, ona hissettirmeden onu analiz etmek çok daha akılcı bir yöntemdir. Peygamber Efendimiz (sav) de, Hz. Musa (as) da çevresindeki münafıklara bu yöntemi uygulamış ve onları dikkatlice izlemişlerdir.

Münafığın, Müslümanlar tarafından fark edilmediği sürece her türlü alçaklığa, pişkince ve yüzsüzlükle devam etmesi ise, Allah'ın kendisini izlediğine ve yaptığı her şeyi bildiğine inanmamasındandır. Münafık için sadece 'insanların ne dediği' önemlidir. İnsanlardan gizlenebildiğine inandığında, arsızca ve hayasızca münafıklığına, sinsi oyunlarına devam eder. İşte Allah münafığın bu pervasızlığını, Müslümanlar için rahmete dönüştürür. Müslümanlar münafık vesilesiyle manevi yönden sürekli olarak daha da gelişir ve güçlenirler.

Münafık Alametlerini Dinleyip Öğrenmek  Müslümanlara Fayda Verir

Peygamberimiz (sav) bir hadisinde münafıklarla Müslümanların farkını, "Allah'tan ancak mümin olan korkar ve ondan ancak münafık kendini emniyette hisseder." (Buhari, ''İman'', 36; Firyabi, a.g.e, s. 60) sözleriyle açıklamıştır. Müslüman olan kişi, münafık alametlerini duyduğunda Allah'tan korkup sakınan kişidir. Ahlakı ne kadar güzel olursa olsun, iman eden bir kimse, Allah'ın Kuran'da bildirdiği tüm öğüt ve hatırlatmaları, hiçbir ayrım yapmaksızın üzerine alınır ve düşünür.

İşte bu samimi bir Müslüman tavrıdır. Çünkü Allah Kuran'ın "Hayır; gerçekten insan, azar. Kendini müstağni gördüğünden." (Alak Suresi, 6-7) ayetleriyle, 'kendisini müstağni, yani büyük gören ve hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını sanan kimselerin, azgınlaşarak doğru yoldan uzaklaşacaklarını' bildirmiştir. Dolayısıyla Müslümanlar bu ayeti düşünerek, her münafık alametinden bir hikmet çıkarır ve eksiklerini hemen düzeltir; ahlaklarını, tavır ve konuşmalarını daha da güzelleştirmeye çalışırlar.

Müslümanlar, Kuran'daki münafık alametlerini anlatırlarken de, asla kendilerini müstağni görerek konuşmazlar. Çünkü bu anlatımların en çok hitap ettiği kişiler 'Müslümanlar' dır. Allah'ın her bir ayeti, tüm insanları kapsamaktadır. Dolayısıyla Müslümanlar münafıklarla ilgili ayetleri açıklarken, karşılarındaki belirli bir güruha değil, en başta kendilerine anlatmış olurlar. Her bir münafık alametini, kendi üzerlerine de alarak, kendilerini de düşünerek anlatırlar.

Çünkü zaten münafıklar Kuran'daki bu ayetlerle ve Müslümanların bu anlatımlarıyla hiç muhatap olmazlar (Kuran'ı tenzih ederiz). Bu ayetlerden etkilenenler yalnızca Müslümanlardır. Kuran'ı okuyacak, Müslümanların anlattıklarını dinleyecek olanlar sadece onlardır. Münafık zaten anlatılanlara kendince güler geçer ve anlatılanları da dinlemez (dini konuları tenzih ederiz). Ne dinler ne de anlar. Müslümanın her duyduğu söz ise, ona imani bir dinçlik, zihin açıklığı ve ataklık sağlar. Böylece kalbindeki en ufak bir yanlışlığı bile, anında düzeltme imkanı bulur.

Dolayısıyla tüm anlatılanlar ve yazılanlar Müslümanlara etki edecektir. Çünkü inkar edenler zaten İslam'ı baştan kabul etmez, dolayısıyla da o anlatılanları hiç üstlerine alınmazlar. Münafık da zaten Allah ve din düşmanıdır; söylenenlerin hiçbirini kabul etmez. Dolayısıyla bunları düşünüp anlayacak olanlar yalnızca Allah dostu olan samimi Müslümanlardır.

SORU: "Münafık alametlerini duyup da halini düzelten münafık olur mu?"

madde, new scientist

ADNAN OKTAR: "Asla olmaz. Münafık ayetlerinden etkileniyorsa, o Müslümandır. Münafık olamaz. Bazı kardeşlerimiz oluyor diyor ki işte "Ben münafık mıyım?" Bu ayetten etkilendin mi? O zaman münafık olamazsın. Ayetle -haşa- alay ediyorsa, alaya devam ediyorsa, dikkate almıyorsa -haşa-, o zaman münafıktır. Etkileniyorsan nur gibi müminsin. Etkilenene 'mümin' deni. Çünkü münafık alameti her Müslümanda olabilir. Bu istisnasız herkese yöneliktir. Şuna, buna değil, belirli bir güruh değil, her Müslümanda olabilir. Kuran ayetlerinden mümin olan kişi etkilenir zaten. Mümin üstüne alınır. Üstüne alınıp etkileniyorsa ve halini düzeltiyorsa "Bu bana hitap ediyor, ben bu konuda kendimi düzelteyim" diyorsa, o nur gibi mümindir. Ama bıyık altından gülüp alay ediyorsa, önem vermiyorsa, müminlere de halen şaşırıyorsa, o zaman o, münafıktır. Çünkü münafık ayetleri müminleri ilgilendirir zaten. Münafık güler geçer. O ayetler bizim onlara teşhis koymamız için var. Mümin etkileniyorsa, Allah ona hidayet ediyor, güzellik, şifa veriyor demektir." (A9 TV, 19 Mayıs 2016)

SORU: "Mümin kendini münafıklıkla sorgulayabilir mi?"

ADNAN OKTAR: "Bir mümin kendini münafıklıkla sorguluyorsa zaten münafık değildir o, münafık hiç kondurmaz kendine. Arsızdır, pişkinliğe verir, hiç farkında değilmiş gibi yapar. Haysiyetsizdir münafık. Mümin çok korkar, "Aman Allah esirgesin, bende münafık alameti olmasın, küfür alameti olmasın" der, Allah'a sığınır. Okur, anlatır, "Hepimiz kaçınalım münafık alametlerinden" der. Ama münafık için yok hükmündedir. Öyle bir konuyu asla kabul etmez. O mevzuyu istersen aç yanında, hiçbir şekilde üstüne alınmaz. Dolayısıyla da münafıklığına, hayasızlığa apayrı bir şeytani dinle devam eder münafık." (A9 TV, 23 Ocak 2016)

Münafığın Varlığı Müslümanlar için Sürekli Hayra Dönüşür

Kuran ayetlerini bilmeyen bir insan, sanki Müslüman toplumları arasından hiç münafık çıkmasa, her şey çok daha iyi ve Müslümanların çok daha lehine olurmuş gibi düşünebilir. Oysaki münafığın varlığı, zahiren her ne kadar farklı görünse de, Müslümanlar için büyük bir rahmettir. Münafığın en çok istediği şeylerden biri 'Müslümanlara zarar vermek' olduğu halde, 'münafık istemeden ve farkında olmadan onlara sürekli fayda verir'. Allah Kuran'da 'münafığın varlığının Müslümanlar için bir şer değil, aksine hayır olduğunu' şöyle haber vermiştir:

Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur; siz onu kendiniz için bir şer saymayın, aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azap vardır. (Nur Suresi, 11)

Müslümanlar, aralarındaki bir münafığın, istemeden de olsa, onlar üzerinde vesile olduğu hayırları sıralayıp yazacak olsalar, sayfalar dolusu, çok uzun yazılar elde ederlerdi. Çünkü aralarında, samimiyetsizliğinden, kalleşçe oyunlar oynadığından, Müslümanlar aleyhinde alçakça tuzaklar kurduğundan şüphelendikleri bir insanın var olması, elbette ki Müslümanları çok ciddi şekilde 'teyakkuz' a geçirir.

Bir münafıkla birlikte yaşıyor olma ihtimalleri, Müslümanların akıllarını ve dikkatlerini olabilecek en fazlasıyla açar. Rehavet, dikkat dağınıklığı ve atalet varsa, bunlar tamamen ortadan kalkar. Samimi ve güvenilir Müslümanların birbirlerine olan sevgi ve saygıları alabildiğine artar. Aralarındaki birlik beraberlik ruhu, tek vücut gibi ortak hareket etme gücü ve istişare alışkanlığı daha da gelişir. Münafığa karşı sürekli akılcı tedbirler alma çabası, Müslümanların bu samimiyetsiz insanlara karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda da tecrübe kazanmalarına vesile olur. Tüm bunlar Müslümanların giderek daha da olgunlaşmalarına yol açar ve şuurlarının daha da açılmasını sağlar.

Müslümanlar şeytani bir ahlak gösteren böyle bir insana karşı Kuran ahlakıyla ve Müslüman aklıyla karşılık vererek Allah Katında inşaAllah çok fazla 'sevap kazanmış' olurlar. Münafık karakterli bir insana kıyasla, aklı başında, şuuru açık, vicdanlı ve güzel ahlaklı Müslümanların ne kadar büyük nimet olduğu herkes tarafından daha da iyi anlaşılır. Müslümanlar Kuran'a daha da sıkı sarılırlar. Kuran'daki münafık alametlerini sürekli gündemde tutar, bu alametlerin analizini çok daha iyi yapar ve böylece tüm Müslümanların münafık konusunda çok daha iyi bir şekilde bilinçlenmesine vesile olurlar. Müslümanlar sürekli Allah'ı anarak, Kuran ayetlerini okuyarak ve münafık karakterini insanlara anlatan yazılı-sözlü çalışmalar yaparak müthiş etkili bir tebliğ faaliyeti yapmış olurlar.

madde, new scientist

ADNAN OKTAR: "O karanlık ruhlarıyla müminlerin içinde yaşıyorlar ama müminlerin gücünü artıran çok önemli bir figürdür münafık. Çok önemlidir çünkü münafık mümine müthiş heyecan verir, müthiş şevk verir, azmini artırır, gücünü artırır, güce olan talep daha da çoğalır. Müminin zenginliği daha artar. Çünkü madem münafığı kızdırıyor, değil mi? Mümin o zaman onu kızdırmak için ve Allah'ın rızasını kazanmak için daha güçlü ataklar yapmaya başlar. Monotonluk kalkar, meskenet kalkar, mümini uyandıran, şevklendiren en mühim nedenlerden biridir. Yani münafığın etki gücü gibi hiçbir güç yoktur, Allah'ın verdiği güç olarak. Müslümanı, en çok münafık heyecanlandırır, şevklendirir. Mesela, kitapların yapılmasına vesile olur, daha fazla zenginleşmeye vesile olur, daha gösterişli faaliyetlere vesile olur, atağın hızlanmasına vesile olur. Daha teknik ve akılcı düşünmelerine sebep olur.

Meskenet ve ataleti tamamen siler münafık. Öbür türlü, küfür kendini açıkça belli ettiği ve etkisi de zayıf olduğu için müminin küfürle mücadelesi daha sakin ve daha zayıf olabilir. Ama münafık olduğunda Müslümanın gücü müthiş artar, yani Müslüman böyle bir durumda akıl almaz atağa geçer. Çünkü çok vahim bir beladır, grip gibi, nezle gibi değil; kanser gibi bir illet olduğu için, vücut, bünye muazzam bir atağa geçer. Ve bütün imkanlarıyla o pisliği, o korkunç karanlığı delecek her türlü tedbiri alır. O tedbiri alırken de, sevabı çok yüksek olur. Münafığın mümine sevap verme gücü, vesile olma gücü çok çok yüksektir. Mesela küfrün birse, münafığın milyondur; öyle düşünün. Bazen bu oranlar duruma göre, münafığın atağına göre çok artar." (A9 TV, 4 Haziran 2016)

Münafık 'Belki İman Eder' Diye Sabretmek ve Onu  Kuran Ahlakına Çağırmak Önemli Bir Müslüman Vasfıdır

Allah Kuran'ın, "Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, and olsun, ben de yeryüzünde onlara, (Sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım. Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna." (Hicr Suresi, 39-40) ayetleriyle, şeytanın dünyadaki tüm insanları saptırmak için her türlü çabayı harcayacağı haber verilmiştir. Karşısındaki kişi Müslüman da olsa, inkarcı, müşrik ya da münafık bir kişi de olsa, şeytan hiçbirini ayırt etmeksizin, her birini saptırabilmek için kıyamete kadar gayret edecektir.

Ancak ayetin devamında, 'muhlis olan kulların müstesna' sözleriyle belirtildiği gibi, şeytan Allah'a karşı samimi olan insanlara etki edemeyecektir. Dolayısıyla her kim olursa olsun; ister münafık ister kafir isterse de bir müşrik; hayatının herhangi bir döneminde, gerçekten istediği takdirde 'şeytanın etkisinden kurtulabilme imkanına sahiptir'. Samimi olmaya karar vermesi, şeytanın etkisinin kalkması için yeterli olacaktır.

Dolayısıyla Müslümanlar, bir insan ne kadar çok münafık alameti gösterirse göstersin, ne kadar çok alçaklık, karaktersizlik ve ahlaksızlık yaparsa yapsın, bu insanın ölümle karşılaşmadan önce tövbe edebilme ihtimali olduğunu hiçbir zaman unutmazlar. Bu yüzden de kimse için, "Bu bir kez şu hataları yaptı, artık mümkün değil bir daha iflah olmaz" gibi bir bakış açısıyla yaklaşmazlar. Allah'ın hata yapan ve samimi tövbe edip doğru yola yönelen herkesi affedebileceğini bilirler. Bu nedenle aralarında münafık olmasından şüphelendikleri bir insan olduğunda da, ona karşı Kuran ahlakının getirdiği bu bilinç ve yüksek bir vicdan ile yaklaşırlar.

Yoksa hainlik ve alçaklık yaptığından şüphelenilen bir insanı, aralarından uzaklaştırıp rahat rahat yaşamaları Müslümanlar için çok kolaydır. Ama bu insanın 'yaptıklarından pişman olup doğrudan yana dönme ihtimali' de vardır. Onu kendi 'karanlık dünyasına ve küfrün içine daha da itmek' ve 'onu şeytan ile baş başa bırakmak', Müslümanların vicdanen kabul edebileceği bir durum değildir.

Bu yüzden Müslümanlar, 'belki iman eder', 'belki münafıklıktan, şeytanlıktan vazgeçer', 'belki pişman olur ve hidayet bulur' diyerek münafığı sabırla ve kararlılıkla 'Kuran ahlakına çağırmaya ve doğrudan yana eğitmeye' çalışırlar. Yaptığı alçaklıkların anlamını ve Allah Katındaki karşılığını anlaması için, ona Kuran ayetleriyle 'münafık karakterini' ve 'münafık alametlerini' anlatırlar. Ona güzel ahlakla, vicdanla, sevgiyle, anlayışla ve affedicilikle yaklaşıp; küfrün zalimliği ve alçaklığıyla, Müslüman ahlakı arasındaki farkı görmesini sağlamaya çalışırlar.

Ancak elbette ki bunları yaparken bir yandan da, 'münafığın alttan alta Müslüman toplumuna zarar vermesini engellemeye ve onun şeytani faaliyetlerini pasifize etmeye' çalışırlar. Nasıl ki ortada bir 'yılan' varsa, bu yılanın ağzından zehrini alırsınız ya da dişini sökersiniz ama yine bırakırsınız. Böylece yılanın herhangi birini zehirlemesini engellemiş olursunuz. İşte münafığın da zehrini, sakince etkisiz hale getirmek gerekir.

Tüm bunlar Müslümanların Kuran ahlakını yaşamalarından dolayı ibadet olarak uyguladıkları bir ahlaktır. Münafığın bunlardan etkilenip etkilenmemesi, vazgeçip hidayet bulması ya da kararlılıkla münafıklığına devam etmesi, Müslümanların elinde olan bir durum değildir. Bu ancak Allah'ın takdirindedir. Münafık kaderinde varsa, tövbe edip Allah'tan çok korkan, Allah'ı çok seven, çok samimi bir Müslüman haline gelebilir. Kaderinde münafık olarak yaratıldıysa, Müslümanlar ne kadar çaba gösterirlerse göstersinler münafık eninde sonunda küfre gider.

Ama bunun kararını hiçbir zaman için Müslümanlar veremezler. Münafık Müslümanlardan ayrılmak istemeden, Müslümanlar ona "Aramızdan git, seni istemiyoruz" demezler. Çünkü bir insanı kendisi istemeden küfre doğru itmek asla dine uygun olmaz.

Ayrıca Müslümanlar Kuran'a göre birbirlerini koruyup kollamakla sorumludurlar. Çünkü Kuran'da 'velayet sistemi' vardır. İman edenler 'birbirlerinin velisi, koruyucusu, dostu, yardımcısı' dır. Birbirlerini öz kardeşleri gibi korumakla mükelleftirler. Dolayısıyla münafık da, sadece diliyle bile olsa "La İlahe İllAllah" yani "Allah'tan başka İlah yoktur" dediği sürece, Müslümanlar arasındaki velayet sistemi onun için de geçerlidir. Dolayısıyla Müslümanlar, "Şu kişi münafık olabilir" diyerek bir kişiyi aralarından ayıramazlar. Böyle kesin bir teşhis koyabilmek için ancak Allah'ın Peygamberlerine vahiy indirmiş olması gerekir. Asrımızda da bir Peygamber yaşamadığı için, Müslümanlar kendi kendilerine asla bir kişi için "Bu kişi münafık" diye bir hüküm veremezler. Böyle bir karar verip o kişiyi Müslümanların arasından ayırıp dışlamak, onu küfre doğru itmek, 'haram olur'.

Müslümanlar neden küfre tebliğ yaparlar? İnkar edenlerin iman etmelerine vesile olmak için. Küfre sabırla anlatırken, münafığa anlatmaktan vazgeçmek ise çok çelişkili ve yanlış bir uygulama olur. Müslümanlar nasıl ki, "Ateistim", "Dinsizim" ya da "İslam'a karşıyım" diyen insanlara İslam'ı tebliğ ediyorlarsa, münafığa da aynı şekilde Müslümanlığı anlatmak durumundadırlar. Münafık ne kadar anormal, ne kadar aksi, huysuz ya da ahlaksız olursa olsun, Müslüman ona sabretmekle yükümlüdür. Ne kadar sabır gösterirse, karşılığında da o kadar sevabı olur.

Dahası dünyada Allah'tan başka hiç kimse, kimin cennetlik, kiminse cehennemlik olduğu bilemez. Belki bir insanın 'münafık' sandığı kimse, tövbe edip cennete gidecek, bu zanda bulunan kişi ise cehenneme gidecektir. Bunun bilgisi yalnızca Allah Katındadır. 'Ümit kesmek' Kuran'da haram kılınmıştır. Allah Kuran'da "Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez." şeklinde buyurmuştur. Çünkü Allah sonsuz güç sahibidir; dilediği her şeyi yapmaya güç yetirendir. Dolasıyla bir insanın hidayet bulmasından, kendini düzeltip doğruya yönelmesinden asla ümit kesilemez.

Bu nedenle Müslümanlar hiçbir zaman için münafığı küfürle baş başa bırakıp dışlamazlar. Çok uzun bir zaman boyunca sürse de, münafığı sabırla ve Kuran ahlakıyla eğitmeye çalışırlar. Sabrederler, çünkü münafık da bazen şifa bulabilir. Bazen de, "Kim Rahman (olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur." (Zuhruf Suresi, 36) ayetiyle haber verildiği gibi, şeytan münafığın üstüne yapışır ve bir daha da onu bırakmaz. Ama bazen de Allah münafığın üzerinden şeytanın etkisini kaldırır. O zaman o insan, ölüyken birdenbire dirilmişçesine, kendine gelir.

Bu, komada olup da, fişinin çekilmesi için bekletilen bir hastanın durumuna benzer. Komadaki bir adamdan nasıl hiçbir zaman ümit kesilmezse, münafık hakkında da aynı durum geçerlidir. Nasıl ki böyle bir hastanın fişini çekip onu ölüme terk etmek vicdanen kabul edilebilir bir durum değilse, münafık için de 'kesin hüküm vermek' doğru olmaz. Bazı hastalar hiçbir zaman komadan çıkmaz ve komadayken ölürler. Bazıları da kurtulurlar. Bu yüzden hastayı mutlaka komadan çıkıncaya kadar beklemek gibi, münafığı da 'belki hidayet bulur, belki samimi iman eder' ihtimaliyle sabırla beklemek ve kurtarmaya çalışmak gerekir.

 

21 / total 24
Harun Yahya'nın Münafığın Derin Karanlığı kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.org adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
CAMİAMIZA KENDİLERİNCE İFFET DERSİ VERMEYE KALKANLARIN ASIL MESELESİ FİKRİ...
GECEYARISI CEZAEVİ NAKİLLERİ VE GERİ PLANDAKİ SAVCI TALİMATI
@DREYFUS.TURK İSİMLİ INSTAGRAM SAYFASININ CAMİAMIZLA HİÇBİR İLGİSİ VE...
GAZETECİ RUŞEN ÇAKIR'A AÇIK MEKTUP
ASTRONOMİK CEZALAR İÇİN "HAYALİ KIZLARIN İFFETİNİ KORUMA" GEREKÇESİ
ADNAN OKTAR DAVASI: YARGILANMADAN MÜEBBET
ANAL TECAVÜZ TEKNİK OLARAK İMKANSIZDIR. BU KONUDA ALEYHİMİZE YAPILAN...
YARGILAMA HAKKINDAKİ GERÇEKLER VE BAZI BASINDAKİ BOŞA SEVİNÇ NİDALARI
KUMPASÇILARIN HEDEFİNDE BU KEZ DE INSTAGRAM, TWITTER VE DİĞER SOSYAL MEDYA...
SAYIN BARIŞ TERKOĞLU’NA AÇIK MEKTUP
TEK CÜMLELİK İFTİRAYLA MASUM BİR GENÇ KIZA 40 YIL HAPİS CEZASI
ADNAN OKTAR DAVASINDA "18 YAŞIN ALTINDAKİ KIZLARIN İSTİSMARI" YALANI
EBRU ŞİMŞEK OLAYININ İÇYÜZÜ
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 10 BİN YILLIK CEZAYI GÜLEREK KARŞILAMASI BAZI...
DAVA DOSYAMIZDA TEK BİR DOĞAL MÜŞTEKİ YOKTUR
CAMİAMIZDA EVLİLİK BEKLENTİSİNE KAVUŞAMAYAN BAZI KIZLAR BUNUN HINCIYLA...
GERÇEK DIŞI HABERCİLİĞİ BENİMSEYEN BİR KISIM BASIN HALKIN GÖZÜNDE GÜVEN VE...
HİÇBİR SUÇ OLMADIĞINI ÇOK İYİ BİLDİKLERİ İÇİN RESMİ MAKAMLAR ARAMIZA POLİS...
DOSYADAKİ SADECE 25 MÜŞTEKİ VE ETKİN PİŞMAN SANIĞIN İFADELERİNDEKİ 1000'E...
YABANCI HUKUKÇU VE AKADEMİSYENLER, ADNAN OKTAR DAVASINDAKİ ETKİN PİŞMAN...
CUMHURİYET GAZETESİNE CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR'IN YAKIN ZAMANDA MAHKEMEYE SUNDUĞU BAZI KISA BEYAN...
ETKİN PİŞMAN OLMAYA ZORLANAN ARKADAŞLARIMIZA OYNANAN OYUN
SAYIN ADNAN OKTAR'IN YAKIN ZAMANDA MAHKEMEYE SUNDUĞU BAZI KISA BEYAN...
TÜRKİYE'DE HUKUK RAFA MI KALKTI?
"FİKREN İKTİDAR OLMAK" ANCAK SAYIN ADNAN OKTAR'IN İLMİ VE FİKRİ...
'ORAL YOLDAN TECAVÜZ' İDDİALARI GERÇEK DIŞIDIR
CAMİAMIZA YÖNELİK 2 YILLIK GİZLİ TEKNİK TAKİPTE TEK BİR SUÇ DELİLİ DAHİ...
ESKİ TAKİPSİZLİK VE ZAMAN AŞIMI KARARLARI YARGILANANLAR ALEYHİNDE...
ÇİZGİ ROMANLARLA, PORNO FİLMLERDEN ALINAN GÖRÜNTÜLERLE KARALAMALAR YAPMAYA...
ADNAN OKTAR HİÇBİR ZAMAN “NAMAZI MİNİ ETEKLE KILABİLİRSİNİZ” DEMEMİŞTİR...
Sn. Adnan Oktar’ın Mahkemede Söylediği Son Sözü
BASIN MENSUPLARIMIZI ADİL VE TARAFSIZ HABERCİLİĞE DAVET EDİYORUZ
GAZETECİ SAYIN İSMAİL SAYMAZ 'A AÇIK MEKTUP
ADNAN OKTAR DAVASINDAKİ HTS KAYITLARI HUKUKEN SUÇLAYICI YÖNDE DELİL OLARAK...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN İSMİNİ KOYMASININ ARDINDAN BİRÇOK DEVLET BÜYÜĞÜMÜZ VE...
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE KARŞI ÇIKMAK, FETÖ'NÜN İNFAZ LİSTESİNE GİRMEK...
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ GECESİ SN. ADNAN OKTAR'IN A9 TV'DEN GECE BOYUNCA...
SN. ADNAN OKTAR, ESKİ GAZETECİ MEHMET BARANSU İLE SADECE BİR KEZ, 2011...
İDDİANAMEDE, KANDİLLİ'DEKİ EVDE SÖZDE "KULE" OLARAK ADLANDIRILAN BİR ODADA...
CAMİAMIZA DÜZENLENEN OPERASYONDA "GENELEV VE FUHUŞ MAFYASI" ÖNEMLİ BİR ROL...
İDDİANAMEDE, SN ADNAN OKTAR'IN KENDİSİNİ GÜYA "MEHDİ RESUL" İLAN ETTİĞİNE...
İDDİANAMEDEKİ EVLİLİK KONUSUNDAKİ SUÇ İSNATLARI GEÇERSİZDİR
15 ARALIK 2020 SALI GÜNÜ YAYINLANAN "ADNAN OKTAR ARKADAŞ GRUBUNA...
FETÖ’YE YARDIM İDDİASI BÜYÜK BİR İFTİRADIR
CUMHURBAŞKANLIĞI YÜKSEK İSTİŞARE KURULU (YİK) ÜYESİ SAYIN CEMİL ÇİÇEK...
SAYIN ADNAN OKTAR'IN HİÇBİR ZAMAN MEHDİLİK İDDİASI OLMADIĞI GİBİ MEHDİLİK...
GERÇEKTE YAŞANTISI ÇİLE VE SIKINTILARLA DOLU OLAN SN. ADNAN OKTAR’IN “LÜKS...
SAYIN ADNAN OKTAR'IN, DEĞERLİ OSMANLI PADİŞAHI SULTAN II. ABDÜLHAMİD HAN'I...
İSRAİLLİ SİYASİLER VE SANHEDRİN HAHAMLARI, TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ...
ARKADAŞIMIZ AYŞE KOÇ'UN, 13 KASIM 2020 TARİHİNDE KATILDIĞI BİR TV...
MİLLİYET GAZETESİ MAGAZİN YAZARI SN. ALİ EYÜBOĞLU’NA AÇIK MEKTUP–2
KUMPAS ÇETESİ SON ÇAREYİ KASET İMASI YALANINA SARILMAKTA ARIYOR
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ SİVİL DİPLOMASİ FAALİYETLERİNİN...
HALK TV, MEDYA MAHALLESİ PROGRAMINDA ORTAYA ATILAN İDDİALARA CEVAPLARIMIZ
ESKİ SAĞLIK BAKANIMIZ SAYIN OSMAN DURMUŞ’UN VEFATI ÜZERİNE ÇIKAN HABERLERE...
MAVİ MARMARA FACİASINDA, İSRAİL'İN TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEYİP TAZMİNAT...
FOSİLLERİN ARTIK DEVLETİMİZ ELİYLE MÜZELERDE SERGİLENECEK OLMASI...
FETÖ BAĞLANTISI YALANI
ŞEREF MALKOÇ AĞABEYİMİZDEN RİCAMIZDIR
MEDYAMIZ ÖZKAN MAMATİ İSİMLİ KİŞİNİN GERÇEK YÜZÜNÜ MUTLAKA BİLMELİDİR
HAKLARINDA HİÇBİR KESİN YARGI KARARI OLMAYAN SN. ADNAN OKTAR VE...
MERVE BÜYÜKBAYRAK AKIL HASTANESİNE SEVK TALEBİ GEREKTİRECEK NE YAPTI?
BASINA ÖZEL HAZIRLANAN SENARYOLARLA HAKKIMIZDA ALGI OLUŞTURULMAYA...
MİLLİYET GAZETESİ MAGAZİN YAZARI SAYIN ALİ EYÜBOĞLU’NA AÇIK MEKTUP
AYRILIP DAĞILMA GİBİ BİR NİYETİMİZ ASLA YOK!
YENİ ŞAFAK GAZETESİ YAZARI SAYIN HASAN ÖZTÜRK’E AÇIK MEKTUP
SAYIN ÖZLEM GÜRSES'E AÇIK MEKTUP
SAYIN MİNE UZUN'A AÇIK MEKTUP
DAVA DOSYASI BOMBOŞ ÇIKINCA MEDET UMULAN ESKİ BİR İFTİRA: "GİZLİ TÜNELDEN...
KONUNUN TARAFLARINA SÖZ HAKKI VERMEDEN TEK TARAFLI YAYIN YAPMASI HABERTÜRK...
SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK MEKTUP
HALK TV'YE AÇIK MEKTUP
OZAN SÜER ARKADAŞIMIZIN TUTUKLANMASIYLA İLGİLİ OLARAK AV. SENA AKKAYA...
TÜRK İNSANI ADİL, TARAFSIZ, DÜRÜST, İLKELİ VE SEVGİ DOLU BİR BASIN ÖZLEMİ...
İFTİRA ÜZERİNE KURULAN DAVAMIZIN TEMELİNDEKİ SEBEP: "HUSUMET"
HÜRRİYET GAZETESİ VE YAZARLARINA CESARETLE VE ISRARLA DOĞRUDAN YANA OLMAK...
SEVGİ, KARDEŞLİK VE SELAM GÖNDERME İDDİALARI TUTUKLAMA GEREKÇESİ OLAMAZ
MEHDİYET İNANCI SEBEBİYLE SAYIN ADNAN OKTAR’IN YANINDAN AYRILMADIĞIMIZ...
TOPLU BİR AKIL TUTULMASI: "GALEYAN"
ELVAN KOÇAK BEY’İN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİĞİ HUSUSLAR
AV. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP–3
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ÜLKEMİZDEKİ ALÇAK, HAİN VE AŞAĞILIK KRİPTO...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ’YE BİR KEZ DAHA DOSTLUK VE SEVGİ...
MÜŞTEKİ İFADELERİ HAKKINDA BASINDA YER ALAN GERÇEK DIŞI HABERLER
SEVGİDEN VAZGEÇMEK ZULÜM OLUR, TEK İSTEĞİMİZ SEVGİ TOPLUMU OLUŞMASI
2 YILDAN BU YANA CAMİAMIZA KARŞI YAPILAN HAK VE HUKUK İHLALLERİ, ZULÜM VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZ MASUMİYET KARİNESİNE VE SAVUNMA HAKKINA...
ATV KAHVALTI HABERLERİNDEKİ ASILSIZ İTHAMLARA CEVABIMIZDIR
MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ BAŞYAZARI AHMET AKGÜL’ÜN İFTİRALARA DAYANARAK YAPTIĞI...
SEVGİYE DAİR HER DAVRANIŞIN SUÇ KAPSAMINA SOKULMA GAYRETİNDEN ENDİŞE...
AV. SN. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ’DAN MÜSLÜMANLAR HAKKINDA KONUŞURKEN ADİL, DÜRÜST VE...
İSTİKLAL İNTERNET HABER SİTESİ YAZARLARINDAN SAYIN ÖMER AKDAĞ’A...
MADDİ GELİR ELDE ETMEK UĞRUNA TERTEMİZ, NUR GİBİ İNSANLARI ACIMASIZCA YOK...
DOSYAMIZDA ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİ DEĞİL, CAN HAVLİYLE KENDİNİ...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMIN SAVUNMA HAKKINI VE DEĞERLİ AVUKATLARI HEDEF...
BASIN KORKU DEĞİL ADALET, DÜRÜSTLÜK VE TARAFSIZLIK ÜZERİNE KURULU YAYIN...
AKİT'TEKİ KARDEŞLERİMİZ YAYINLARINDAKİ HAKARETAMİZ ÜSLUBA KARŞI MUTLAKA...
SN. ADNAN OKTAR DURUŞMALAR BOYUNCA MASKE KULLANMIŞ, GENEL SAĞLIĞIN...
MÜMİN ALLAH’TAN GELEN İŞARETLERİ GÖRÜR VE HAYRA YORAR
KANAL D ANA HABER PROGRAMINI HUKUK VE VİCDAN SINIRLARI İÇİNDE YAYIN...
ARKADAŞIMIZ BÜLENT SEZGİN'DEN SAYIN AYŞENUR ARSLAN HANIMEFENDİ’YE AÇIK...
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARINI GÜYA TEHLİKELİYMİŞ GİBİ GÖSTERME OYUNU
ARKADAŞIMIZ SERDAR SUPHİ TOGAY'IN MAHKEME İFADESİNDEN BASINA YANSIYAN...
SÖZDE ETKİN PİŞMAN OLMAK ZORUNDA BIRAKILAN ARKADAŞIMIZ ALİ ŞEREF GİDER’İN...
TURNİKE İFTİRASINA İTİBAR EDİP DİLE GETİRENLERİN ASIL ÖNCELİĞİ...
AKİT CAMİASINDAKİ KARDEŞLERİMİZ BİZİM İYİ NİYETİMİZİ YAKINDAN BİLİR VE...
GERÇEKLER SAYIN DOĞAN KASADOLU'NUN HAYAL DÜNYASINDA YAŞADIĞINDAN VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZE HANIMLAR HAKKINDA SAYGILI VE NEZAKETLİ...
MUHAFAZAKAR CAMİADA HAKKIMIZDA MERAK EDİLEN BAZI SORULARA CEVAPLAR
DURUŞMADA YÖNELTİLEN SORULAR İDDİANAMEDE YER ALAN SUÇLAMALARIN ASILSIZ...
ARKADAŞIMIZ SEDAT ALTAN'DAN DEĞERLİ GAZETECİMİZ SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK...
ARKADAŞIMIZ MERVE BÜYÜKBAYRAK'IN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ'YE AÇIK...
ARKADAŞIMIZ KARTAL İŞ'TEN SAYIN DOĞU PERİNÇEK’E AÇIK MEKTUP
AV. SN. KEREM ALTIPARMAK’IN “İNTERNET ERİŞİM ENGELLERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”...
"NİHAYET DERGİSİ"NDE, CAMİAMIZ HAKKINDA YAPILMIŞ GERÇEK DIŞI, ÇİRKİN BİR...
HALKI, HALKA EZDİREN SİSTEM SON BULMALI
KONU DEKOLTE DEĞİL, SEVGİMİZE VE DOSTLUĞUMUZA DUYULAN ÖFKE
INDEPENDENT-TÜRKÇE'NİN MÜSLÜMANLARA EVRİM TEORİSİNİ KABUL ETTİRME TAKTİĞİ
BUGÜN BAZI GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINI ELEŞTİREN CNN TÜRK GECE GÖRÜŞÜ...
DEKOLTE GİYDİLER DİYE MASUM İNSANLARA YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASI İSTEYİP...
SN. ADNAN OKTAR’IN MEHDİLİK İLAN EDEREK DEVLETİ ELE GEÇİRECEĞİ İTHAMI AKLA...
ARKADAŞIMIZ EMRE BUKAĞILI'NIN SN. FAZIL SAYIN AÇIKLAMALARINA CEVABI
SÜLEYMAN ÖZIŞIK KARDEŞİMİZİN DE CEMAATLERİN MİLLETİMİZ İÇİN DEĞERİNİ ÇOK...
ADNAN OKTAR OLMASAYDI...
SAYIN ERGUN YILDIRIM’IN “YENİ MEHDİLER” BAŞLIKLI KÖŞE YAZISINA...
NORMAL VE LEGAL BİR YAŞAMDAN YAPAY SUÇLAR ÜRETİLEREK "HAYALİ BİR SUÇ...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ MÜSLÜMANLARA ATILAN İFTİRALARA İTİBAR ETMEMELİDİR
ODATV GENEL YAYIN YÖNETMENİ SN. BARIŞ PEHLİVAN'A AÇIK MEKTUP
KOMPLOCULAR, KORKUTARAK "SÖZDE" İTİRAFÇI YAPTIKLARI ARKADAŞLARIMIZ...
CUMHURİYET GAZETESİNE AÇIK MEKTUP
GENİŞ HAYAL GÜCÜ İLE KURGULANAN DAVA DOSYASI
MODERNLİK İSLAM’IN GELİŞİP YAYILMASINDA EN ETKİLİ YÖNTEMDİR
SN. ENVER AYSEVER’İN PROGRAMINDA GÜNDEME GELEN İTHAMLARIN CEVAPLARI
SN. ADNAN OKTAR: "ALLAH'IN VERECEĞİ KARARI TALEP EDİYORUM"
MİNE KIRIKKANAT GİBİ AYDIN VE DEMOKRAT BİR HANIMA HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE...
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
YENİ AKİT GAZETESİ VE ODA TV’DE YER ALAN “UYAP’TAN SANIĞIN ADI SİLİNDİ”...
SAYIN BİRCAN BALİ'YE CEVAP
SAYIN AVUKAT CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
SAYIN ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU'NA CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR VE CAMİAMIZA YÖNELİK MANEVİ LİNÇ
SN. DOĞU PERİNÇEK VE SN. PROF. DR. ALİ DEMİRSOY'UN ÖNEMLİ OLDUĞUNU...
SAYIN PROF. DR. NURAN YILDIZ'A AÇIK MEKTUP
SN. ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ İSRAİL VE MUSEVİLERLE OLAN...
CAMİAMIZA YÖNELİK "YURTDIŞI LOBİ FAALİYETLERİ" İSNADI İLE İLGİLİ...
FETÖ'YE KARŞI EN GÜÇLÜ ELEŞTİRİLERİ SN. ADNAN OKTAR YAPMIŞTIR
DELİL VE ŞAHİT OLMADAN SUÇSUZ İNSANLARI CEZALANDIRMAK KUR’AN’A UYGUN...
ARKADAŞLARIMIZ MUAZZEZ VE YILDIZ ARIK’IN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI...
İNSANLARA NEREDE VE KİMLERLE YAŞAYACAKLARINA DAİR BASKI VE DAYATMADA...
ARKADAŞIMIZ BERİL KONCAGÜL’ÜN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARINA...
KANAL D'NİN UYDURMA HABERİ
MERVE BOZYİĞİT'İN DURUŞMADAKİ AÇIKLAMALARI KUMPASI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ !!!
ARKADAŞLARIMIZ ALTUĞ ETİ, BURAK ABACI VE CEYHUN GÖKDOĞAN'IN...
KUMPASÇILARIN ARKADAŞLARIMIZA BASKI VE TEHDİTLE DAYATTIĞI GERÇEK DIŞI...
"NORMAL HAYATIN SUÇMUŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ" ANORMALLİĞİ
ARKADAŞIMIZ ÇAĞLA ÇELENLİOĞLU'NUN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
YENİ ŞAFAK VE GÜNEŞ GAZETELERİNDEKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARA CEVAP
SAVUNMA HAKKIMIZ NASIL ENGELLENDİ?
ARKADAŞIMIZ ECE KOÇ'UN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
ARKADAŞLARIMIZ MUSTAFA ARULAR VE EMRE TEKER'İN DURUŞMALARINDAKİ...
ARKADAŞIMIZ AYÇA PARS'IN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
KAMU VİCDANI YALANI
DEVLETİMİZİN VERDİĞİ SİLAH RUHSATLARI CAMİAMIZA DUYDUĞU GÜVENİN AÇIK BİR...
ASIL HEDEF İSLAM ALEMİ, TÜRKİYE, SAYIN ERDOĞAN VE AK PARTİ HÜKÜMETİ
GERÇEK MODERNLİK İSLAM DİNİNDEDİR
TV PROGRAMLARINDA SEVGİ DİLİ ESAS ALINMALIDIR
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
AKİT GRUBUNA AÇIK MEKTUP
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
GARDIROP YALANI
SAYIN DOĞU PERİNÇEK'E AÇIK MEKTUP
'CRACKED.COM' SİTESİNDEKİ İDDİALARA CEVAP
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."