Evrim Aldatmacası

< <
11 / total: 24

Münafığın İslam Yerine Sapkın İdeolojileri Güçlendirme Çabası

Münafık, Kendince İslam'ı Zayıflatabilmek için Dine Muhalif Olan Her Türlü Sapkınlığı Destekler

Münafıkların Müslümanlarla birlikte olduklarında mutlaka 'fitne çıkarmak için çaba harcayacaklarını' Kuran'da Allah bildirmiştir (Tevbe Suresi, 47). İşte münafığın en başarılı olduğu alan 'fitne'dir. Çünkü münafık, tıpkı şeytan gibi, karanlık ve psikopat ruhlu bir varlıktır. Sürekli şeytanın kontrolünde olduğu için, nerede fitne varsa, oraya koşarak gider. Hayırla, güzellikle, Müslümanların menfaatine yönelik işlerle, İslam'a samimi hizmet etmekle ise hiç ilgilenmez. Şeytani bir dürtüyle, nerede pis, itici ve yanlış işler varsa, oraya yönelir. Olumsuzluklar, anormallikler, sapkın tavır ve düşünceler, münafığı mıknatıs gibi çeker. Allah'ın beğenmediği, Müslümanların sakındıkları her ne varsa ona yatkınlık gösterir. Bir Müslümanın aklına hayaline bile gelmeyebilecek akıl dışı, sapkınca düşünce ve davranışlar, münafık için son derece olağandır.

Müslümanlar Allah'ın belirlediği sınırlar içerisinde yaşayan insanlardır. Kuran ahlakını yaşamakta çok titizdirler. Kuran'a uygun düşünür ve Allah'ın beğendiği şekilde yaşarlar. İnkar edenler ise, 'sınırları olmayan', 'kendi kurallarını kendileri belirleyen', 'Kuran ile bildirilen ahlak anlayışını tanımayan' insanlardır. Fakat onlar, insanlardan gizlemeksizin, ne düşündüklerini, olaylara nasıl baktıklarını ve nasıl yaşadıklarını açıkça söylerler.

Münafıkların inkar edenlerden daha tehlikeli olan yönü ise, 'kendilerini Müslüman gibi gösterip gerçeği gizlemeleri' dir. İkiyüzlü ve sinsi olmalarıdır. Dış görünüşleriyle Müslümanlara benzemelerine rağmen, içlerinde adeta bir başka şeytani karakter vardır. Allah bir ayette, onların bu yönünü, "Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar." (Münafikun Suresi, 4) sözleriyle anlatmıştır.

Dış görünüşleri Müslümanlara benzeyen bu insanlar, süslü konuşmayı başarsalar bile, ayetin ifadesiyle gerçekte 'ahşap kütük' gibi olan, dayanıksız, güçsüz, kişiliksiz, haysiyetsiz varlıklardır. Allah bu ayetle onların 'düşman' olduklarını açıkça vurgulamıştır. Öyleyse münafıklar düşmanlıklarını gösterebilecekleri her fırsatı kollayacaklardır. Müslümanlara her türlü düşmanlık ve kötülüğü yapabilmek için hazırdırlar. Bunun için 'anormallikten, sapkınlıktan ve sapıklıktan kaçınmaz'; bu özellikteki 'tehlikeli insanlarla bağlantıda olmakta da bir sakınca görmezler'. Hatta bu tarz tehlikeli, ürkütücü kişilerle yakın ilişkiler kurmak, münafıkların ruhuna 'küfri bir heyecan' verir. Yaptıkları hainlikten ötürü, 'şeytani bir haz' duyarlar.

Müslümanlar ise, anormal, sapık ruhlu ve sapkın insanların karanlık dünyasından şiddetle kaçınırlar. Onlarla iletişimde olmaktan, aynı havayı teneffüs edip aynı ortamda bulunmaktan bile haya ederlerken; münafıklar bunun tersini yapmayı gizli bir başarı gibi görürler. Bu aynı zamanda da, onların kendilerine olan şeytani güvenlerini artırır. Hainliklerinin katlanarak artması, onların münafıklıktaki derecelerini de artırırken, bu durum onlara da büyük bir özgüven verir.

Müslümanlar her konuyu mutlaka Kuran ahlakı ile değerlendirirler. Diğer 'insanların ne düşündükleri', 'çağın gerekleri', 'hayatın gerçekleri', 'modernite', 'aydınlanma', 'reform', 'çağa uyma' gibi mantıklar geçersiz olur. Eğer Allah bir fiil, eylem, hareket, tavır, olay, kişi ya da kişileri sevmiyorsa, Müslüman da sevmez. Allah bir konuyu nasıl değerlendiriyorsa, Müslüman da aynı bakış açısıyla bakar.

Dolayısıyla iman eden bir insan, 'sapkın bir tavra karşı sözde hoşgörülü, anlayışlı, merhametli olmak gerektiği' gibi çarpık mantıkların, şeytanın telkinlerinden kaynaklandığını bilir. Elbette ki Müslümanlar, bir toplumdaki en merhametli, en anlayışlı, en hoşgörülü insanlardır. Fakat doğru-yanlış kıstasları hep Kuran'a göredir. Dolayısıyla Kuran'a göre sapkınlık olarak tanımlanmış, Allah'ın gazaplandığını bildirdiği sapıkça eylemleri benimsemiş insanlara, -sözde merhametli olmak adına- asla saygı ve kabullenme ile yaklaşmazlar.

Ancak tabi ki bu, o insanlara ne manen ne de fiziksel anlamda yapılacak bir zulmü hoş karşılama anlamına gelmez. Müslüman her türlü yanlışın, 'fikir ile düzeltilmesi' gerektiğini savunur. Ne baskı ne de zor kullanarak kimsenin kimseye bir düşünceyi kabul ettirmeye ya da bir sapkınlıktan vazgeçirmeye çalışması doğru değildir. Ama elbette ki bu, 'merhamet' adı altında o insanları desteklemeyi de gerektirmez.

İşte bu nedenle bir Müslüman böyle bir durumda safını ve fikirlerini net olarak belli eder. İnsanların büyük çoğunluğu bir sapkınlığı desteklese bile, inanan insanlar Allah'ın belirlediği ölçü ile hareket eder ve olaylara mutlaka Kuran ahlakının gerektirdiği şekilde yaklaşırlar.

Münafık, İslam'ın Yerine Sapkın Bir Anlayışı Yerleştirebilmek ve Küfrün Gözüne Girebilmek İçin Homoseksüelliğe Destek Verir

Homoseksüelliğin Kuran'a göre son derece 'çarpık ve sapkın bir eylem' olduğu açıktır. Tarih boyunca Müslümanların bu konudaki tavırları hep çok net olmuştur. Homoseksüelliğin 'haram ve aynı zamanda da çirkin bir iğrençlik olduğu' tüm Müslümanlar tarafından bilinmektedir. Münafıkların bu konudaki tavırları ise Müslümanlarınki gibi değildir. Münafıklar, Allah'ın beğendiği ahlakı çirkin, beğenmediği tavırları ise güzel görürler. Müslümanların yaşam şeklini değil, inkar edenlerin hayat tarzını beğenirler. İslam ahlakını, batıl ya da sapkın fikir ve davranışlarla tahrif edebilmek için mücadele ederler. Güç ve itibarı, hak olanda değil, zahiren o sırada kim daha güçlü görünüyorsa onun yanında ararlar.

Münafıklar haysiyetsiz ve onursuz insanlar oldukları için nerede bir anormallik, iticilik, yanlışlık, nifak, fitne, sapkınlık varsa onun içine adeta balıklama dalarlar. Allah'ın hoşuna gitmeyen, Allah'ın beğenmediği ne varsa, tüm bu eylemler, münafıkları mıknatıs gibi çeker. Yanlış, sapkın ve karanlık her türlü kişi ya da eylem, münafıkların yaşam alanının önemli parçalarıdır. Bu nedenle mutlaka bu tarz sapkın kişi ya da topluluklarla bağlantıya geçer ve karanlık olaylarla iç içe olmaya çalışırlar. İşte 'homoseksüellik' de bunlardan biridir. Münafıklar 'iğrenç bir sapıklık' olduğunu bildikleri halde, 'homoseksüel insanlarla dost olmaktan, onlara sempati beslemekten, onların taraftarı olmaktan' gizli bir zevk alırlar. Bu şeytani sempatileri, yaptıklarının, Allah'ın hoşuna gitmeyen, Kuran'a aykırı bir eylem olduğunu bilmelerinden kaynaklanır.

Çünkü münafıklar şeytanın kendilerine güzel gösterdiği tüm kötülüklerin peşinden gider ve zamanla 'şeytanın oyuncağı' haline gelirler. İşte şeytanın münafıkları kışkırttığı konulardan biri de, 'homoseksüel insanlara sempati duymaları' ve 'onları destekleyen bir tavır göstermeleri'dir. Normal şartlarda bu insanların iğrenç ve ahlaksız tavırlarından tiksinip onlardan uzak durmayı istemeleri gerekirken; münafıklar onlarla dostluklar kurup, bağlantı halinde olmaktan şeytani bir zevk alırlar.

Münafıklar zahir ve sığ insanlardır. Yalnızca anlık çıkarlarını gözetirler. Küfre karşı ise, büyük bir özenti içindedirler. Yaşadıkları toplumun önde gelen, tanınmış ve popüler inkarcılarını gözlerinde çok büyütürler. Özellikle de kendi sinsi arayışlarına uygun, 'kirli, karanlık ve illegal işler çeviren derin devlet mensuplarına, gizli örgüt üyelerine ve illegal istihbarat servislerinin kullandığı insanlara' karşı müthiş bir hayranlık duyarlar. Allah'ın sonsuz gücüne değil, işte bu karanlık dünyada gizli işler çeviren insanların gücüne güvenirler. Kendi zayıf akıllarıyla dünyayı bu insanların yönettiğine ve galip gelecek olanın da mutlaka bu şeytani sistem olduğuna inanırlar.

İşte gıpta ve özlemle izledikleri bu kirli dünyanın insanları, münafıklarda çok derin bir heyecan oluşturur. Özenti bir ruhla, bu insanlara hayranlıkla yaklaşır ve onlara kendilerini beğendirebilmek için ne gerekiyorsa yapmaya çalışırlar. Güç sahibi gördükleri bu insanların küçücük bir takdir ya da beğenisini kazanabilmek için, her türlü küfri görüş ve fikri hiç tereddüt etmeden savunurlar.

Bunun yanı sıra, münafıklar küfre benzemenin, kendilerince onlara 'modern, ileri görüşlü ya da özgürlükçü bir kimlik kazandıracağını' sanırlar. İşte günümüzde, 'sözde modernlik adına' İslam'da hiçbir şekilde yeri olmayan sapkın eylemleri savunan ve böylece kendilerini 'dine önem vermeyen Müslüman' lar olarak tanıtarak küfürle derin dostluklar kuran, 'sahte Müslüman' modeli de vardır.

Küfre özenen bu sahte Müslümanların sapkın yaklaşımlarının da katkısıyla, günümüzde homoseksüellik, dünya çapında geniş kitleler tarafından desteklenir ve meşru görülür hale gelmiştir. Ve bu durum, münafığın tam da aradığı gibi bir fırsattır. Münafık cinsi sapıklara, homoseksüellere ve bunlar gibi her türlü sapkın hayat tarzına destek vererek, bu sapkın ideolojileri meşrulaştırmaya çalışır. Münafıkların böylesine aşağılık bir eyleme göz yummalarının sebebi ise, 'bazı münafıkların kendilerinin de bu sapkınlığa eğilimli olmaları', 'bazılarının da toplumda sözde 'modern', 'aydın', 'özgürlükçü' bilinmek istemeleri' dir. Bazıları da kendilerini 'dindar olmayan ve küfre sempati duyan bir Müslüman' olarak tanıtmak amacıyla homoseksüellere destek verirler.

Münafıkların bu tercihlerinin altında yatan sebep ise, 'küfre karşı son derece ezik, özenti, kompleksli insanlar olmaları 'dır. Allah'ın gücüne güvenip dayanmadıkları için, gücü, 'o sırada toplumda popüler olan fikirlerde, insanlarda, ideolojilerde' ve 'trend olarak kabul edilen konularda' ararlar. Toplumda öne çıkmış, meşhur olmuş, kendilerince kaliteli ve aydın olarak gördükleri insanların gözlerine girebilmek için, onların destek verdiği kesimlere ya da konulara münafıklar da arka çıkarlar.

İşte bu sapkın ve şeytani bakış açıları nedeniyle, 'homoseksüelliği doğal karşılamak, bazı kişiler için, sözde aydın olmakla eşdeğer' dir. Homoseksüelleri korumanın, sözde 'sahip çıkılması gereken bir insan hakları sorunu' olduğunu savunurlar. Aslında bu, münafığın kompleksli ve ezik ruh halinin bir yansımasıdır. Münafıklar küfürdeki önde gelenler arasında yer edinebilmek ve onlar sayesinde birtakım maddi imkanlara kavuşabilmek için, 'homoseksüel sapıklara karşı da şirin görünmeye çalışırlar'.

'Dini içten tahrif etmeyi ve insanları İslam ahlakından uzaklaştırmayı' amaçlayan münafıklar, bu sapkınlıklardan istifade ederek, İslam dinini dejenere edebilmeyi hedeflerler. Çirkin yalanlarla, 'bir Müslümanın da homoseksüelliğe sıcak bakabileceği ve bu insanların haklarını savunabileceği' imajını vererek, kendilerince 'İslam'a sapkın bir yorum ve anlayış getirebilmeyi' umarlar. Çünkü gerçek din, onların kafalarındaki şeytani, küfri ve nefsani sisteme uymamaktadır. Bu yüzden de münafıklar, kendi sapkın yorumlarıyla hep dini kendi kafalarına uydurmaya çalışırlar. Bunun için de küfrün ahlaksızlıklarından istifade ederek bu sapkınlıkları dinin içine sokmaya çalışırlar.

Bunun için 'homoseksüel evliliklerine', 'homoseksüellerin kendi sapkınlıkları doğrultusunda gayri meşru ilişkiye girerek, yine kendileri gibi homoseksüel kimseler yetiştirmek üzere evlat edinmeleri' gibi iğrenç, sapkın ve tehlikeli eylemlere destek verirler. Oysaki çok açıktır ki bu iğrenç ortamda, ciddi şekilde 'çocuk tacizleri' söz konusu olacak ve bu çocuklar bu şekilde büyük bir tehlikeye atılacaklardır. Sonrasında ise, -pek çok araştırmanın da ortaya koyduğu gibi-, homoseksüel insanların çoğunun ellerine bırakılan bu çocuklar, nihayetinde 'psikiyatrik bozukluklar', 'madde bağımlılığı' gibi rahatsızlıklara maruz kalacaklardır. 'Cinsel saldırıya ve intihara meyilli insanlar haline gelme' ve 'AIDS gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma riskleri' de ortaya çıkacaktır. Örneğin şu an ABD'de eşcinsel çiftler ve onlarla birlikte yaşayan çocukların toplam sayısı 94.627’dir. Ebeveynlerinden birinin evlat edindiği çocuk ile eşcinsel ilişkiye girdiği çocuk sayısı ise 6 ila 14 milyon arasında değişmektedir. İşte çocukların maruz kaldığı bu korkunç tablo bile, durumun vahametini anlamak için yeterlidir.

İslam dünyasındaki münafıkların da destek verdiği bu sinsi oyunları fark eden Müslümanların üzerindeki sorumluluk ise çok büyüktür. İman edenler, sapkınlık içindeki bu insanlara akılcı bir üslupla, yaptıklarının bir 'hayasızlık ve ahlaksızlık olduğunu' anlatmalı ve onları doğruya çağırmalıdırlar. Bu iğrenç fiilin çirkinliğini anlatarak insanları eğitmeli ve bu sapkınlığın toplum içinde yayılmasına engel olmalıdırlar. Eğer bu iğrençlik iyi açıklanır ve toplumların bu anormalliği anlamaları sağlanabilirse, cahil insanların bu sapkınlığa eğilim göstermeleri geniş çapta engellenmiş olacaktır.

Dolayısıyla homoseksüelliğin meşru gösterilmesine, teşvik edilip özendirilmesine karşı ciddi bir fikri mücadele yürütülmesi gerekir. Müslümanların sorumluluğu, toplumdaki bu gibi tüm sapıklıkların ve sapkın eylemlerin önüne geçmek için, doğruyu anlatan tebliğ faaliyetleri yürütmeleridir. Allah'ın gazaplandığı ve sapkınlık olduğunu bildirdiği bir eylem, Müslümanların sadece uzak durmaları gereken değil, aynı zamanda da doğrusunu anlatmakla yükümlü oldukları bir durumdur. Ancak elbette ki, bazı cahil kimselerin bu sapkın insanlara fiilen zulmetmeleri ve zarar vermeleri de, asla kabul edilemeyecek çok çirkin ve yanlış yaklaşımlardır.

madde, new scientist

ADNAN OKTAR: "İster homoseksüel olsun, ister hırsız olsun, ister katil olsun bir insanı başka bir insanın öldürme hakkı yoktur. Kanun hukuk vardır. Kanunla hukukla olaylar belirlenir, öldürmek, asmak, kesmek, bombalamak, kurşunlamak bunlar vahşiyane yöntemler, ilkel yöntemler. Fikirle, düşünceyle mesela biz tamam homoseksüelliğin yanlış olduğunu anlatıyoruz. Nasıl anlatıyoruz? Kuran'la anlatıyoruz. Vicdana, akla, basirete, ferasete hitap edecek şekilde anlatıyoruz. Ama kurşunlamak, bombalamak bunlar vahşet, bunlara şiddetle karşıyız. Her türlü şiddeti şiddetle kınıyoruz. Her türlü dehşeti, vahşeti Müslüman kabul edemez. Müslümanlık, Kuran'daki Müslümanlık, barış dinidir, sevgi dinidir. Kimsenin inancına, fikrine müdahale yok. Kim ne yaparsa yapsın şahsi cezalandırma olmaz, daima kanunla hukukla." (A9 TV, 12 Haziran 2016)

ADNAN OKTAR: "Allah'ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi?..." (Mücadele Suresi, 14) diyor Allah. Müslümanlar homoseksüelliğe karşı, Darwinizm'e karşı. Ama münafık onları veli ve dost ediniyor. Nerede bir derin devlet mensubu, nerede bir oyuncu, yalancı, küstah bir züppe, İslam'a kötülük yapmak isteyen, pislik insanlar varsa, münafık gidip hayret edici şekilde onları bulur.

Onun bulduğunu da Müslüman fark ederse, oradan o şer odaklarını fikren etkisiz hale getirebilir. Yoksa Müslüman pislik insanları kolay kolay bulamaz. Onları ancak münafığın bağlantısıyla teşhis edebilir. Çünkü münafık aynı zamanda 'avcı köpeği gibidir'. Küfrün en pislik adamlarını o bulacağı için, onun bulduğunu da Müslüman teşhis edip, ilimle irfanla etkisiz hale getirir. Yoksa Müslüman nereden bulsun onları? Ama münafık, şeytani bir güçle o kokuyu alır." (A9 TV, 12 Mayıs 2016)

Münafıkların ve İslam Karşıtlarının Mevlana Merakı

İslam dinine açıkça tavır almış olan bazı kişilerin Mevlana'nın bazı görüşlerine yoğun ilgi ve açık bir sempati göstermeleri oldukça dikkat çekicidir. Allah'a, Sevgili Peygamberimiz (sav)'e ve dinimizin bütün kutsallarına yönelik saldırgan bir tutum içinde olan, hatta 'her türlü dini düşünceye karşı olduklarını' açıkça söyleyen kimi şahısların, 'Mevlana'nın görüşleri ve eserleri hakkında tam zıttı bir yaklaşım göstermeleri' yakından incelenmesi gereken bir husustur.

İslam'a karşı olan bu kişilerin yanı sıra, 'kendilerini Müslüman olarak tanıtan ama dine karşı soğukluklarıyla dikkat çeken münafık karakterli kimselerin de, aynı şekilde Mevlana'nın görüşlerine sıcak yaklaşmaları' dikkat çekicidir.

Bu durumun sebeplerini anlamak içinse, öncelikle Mevlana'nın eserlerinin ve görüşlerinin daha yakından incelenmesi gerekir.

Bilindiği gibi Mevlana Celaleddin Rumi 13. yüzyılda yaşamıştır. En önemli eserlerinden biri Mesnevi' dir. Onun vefatından sonra derlenmiş ve yazılmış olan bu eserdeki görüşlerin ne kadarının Mevlana'ya, ne kadarının başkalarına ait olduğu tartışmalı bir konudur. Bazı tarihçiler 'Mesnevi'yi Mevlana'nın oğlunun yazıp babasına malettiğini', bazıları da 'Mesnevi'nin 3 ayrı kişi tarafından kaleme alındığını öne sürerler.

Mesnevi'nin gerçek yazarı kim olursa olsun, bu eserde Kuran'a uygun olmayan çok fazla anlatım vardır. Bu anlatımlarda, Kuran'da açıkça 'haram' olduğu bildirilen bazı fiillerin, 'İslam'a göre sözde meşru olduğu' öne sürülmektedir. Çok açık ve uygunsuz üsluplarla, 'homoseksüelliği ve çocuklara tecavüz edilmesini içeren kıssalar anlatılmakta', 'kadınlar aşağılanarak cinsiyet ayrımcılığı yapılmakta', 'şarabın helal olduğu savunulmakta', 'Mesnevi'nin kutsal bir kitap olduğu öne sürülmekte', 'yaşamın evrimle meydana geldiği belirtilmekte', 'Mevlana'nın Peygamber olduğu ima edilmektedir'. Oysaki bunlar, İslam'a ve Kuran hükümlerine tümüyle zıt görüşlerdir.

İşte İslam karşıtlarının ve Müslüman görünümü altında İslam'ı hedef alan kimselerin Mevlana merakının sebebini tam da bu noktada aramak gerekir.

Mesnevi'deki İslam'a zıt olan görüşler, Mevlana'nın şahsına ait olmayabilir. Ve bu bölümleri ekleyenler de bunu cahilliklerinden ya da bilgisizliklerinden dolayı yapmış olabilirler. Ancak, her halükarda, Mevlana'ya atfedilen; Kuran'a ve Türk-İslam ahlak anlayışına uygun olmayan anlatımların 'sözde İslam adına' yayılması hem dini hem de toplumsal açıdan büyük bir tehlikedir. İslam hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan kimi Müslümanlar, karşılaştıkları bu durum dolayısıyla bir 'zihin karışıklığı' yaşayabilir ve bilinçsizce Kuran'ın ilkelerinden ve inançlarından uzaklaşabilirler.

Dahası bu durum, İslam'ı kendi şirk inançları doğrultusunda tahrif etmek isteyen münafıklar için çok müsait bir zemin oluşturmuştur. Mevlana Celaleddin Rumi'nin eserlerine -muhtemelen sonradan eklenmiş olan- bu anlatımlar, kendilerini Müslümanmış gibi göstererek İslam'a zarar vermeye çalışan münafıklara önemli bir 'hareket alanı ve kamuflaj' sağlamaktadır. Tarihin her döneminde Allah'a şirk koşan ideolojileri savunarak İslam'ı dejenere etmeye çalışan kimi münafık karakterli insanlar, asrımızda da bu amaçla Mesnevi'deki Kuran'a muhalif olan anlatımları kullanmaktadırlar.

'Müslüman ismi taşıyan' ama 'kendilerini Müslüman olarak görmeyen' bu kişiler Mevlana'nın eserlerini ve fikirlerini referans göstererek 'sözde din adına' İslam ahlakına aykırı inançların ve düşüncelerin savunuculuğunu yapmaktadırlar.

Kuran ahlakıyla ilgisi olmayan düşüncelerin ve davranışların Müslümanların inanç dünyalarına sokulmaya çalışılması çok ciddi bir 'tehlike' dir. Bu nedenle 'İslam'a hiçbir şekilde uygun olmayan bir felsefenin yanlışlığının deşifre edilmesi' son derece önemlidir.

ADNAN OKTAR: Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı:

madde, new scientist

ADNAN OKTAR: "Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: 'Bunları (Müslümanları) dinleri aldattı" (Enfal Suresi, 49) yani "din bunları yanlış yola sürüklemiş." diyorlardı. Kendi züppe kafasının doğru olduğuna inanıyor. Onun için mesela münafıklara bakıyoruz Müslümanları 'Darwinist' yapmaya çalışıyorlar, 'homoseksüel' yapmaya çalışıyorlar, 'Rumi' yapmaya çalışıyorlar.

Kardeşim, Kuran bize yeter. Homoseksüellik çok iğrenç bir eylem. Cenab-ı Allah'ın tabiriyle, 'iğrenç bir hayasızlık'. Müslümanın asla kabul etmeyeceği 'iğrenç bir pislik'. Kuran'daki ifadeler bunlar." (A9 TV, 25 Mayıs 2016)

 

ADNAN OKTAR: "Bediüzzaman diyor ki; "Nifak perdesi altında, münafıklık perdesi altında Risalet-i Ahmediyeyi (a.s.m.) inkâr edecek" -hâşâ- "Süfyan namında müthiş bir şahıs ehl-i nifakın başına geçecek." Yani küfrün başına geçecek. Nifak nedir? 'Münafık'. Münafıkların başına geçecek. Bu olayı organize ediyor. Yani dünya derin devletinin başı olarak düşünün. Onların İslam alemindeki casusu olarak düşünün. "Şeriat-ı İslâmiye'nin tahribine çalışacaktır." Ne yapacak? Müslümanlara 'homoseksüelliği öğretecek'. 'Rumilik' adı altında sapkın bir din anlayışı meydana getirmeye çalışacak. 'Darwinizm'i öğretecek, Allah'sız Kitapsız'larla dost olacak. Allah'sızlığın propagandasını yapacak. "Şeriat-ı İslâmiye'nin tahribine çalışacaktır."

madde, new scientist

"Ona karşı, Âl-i Beyt-i Nebevî'nin silsile-i nuranîsine bağlanan" yani "Peygamberimiz (sav)'in soyuna silsileyle bağlanan." Demek ki Hz. Mehdi (as)'ın silsilesi belli olacak. Çünkü bak, "silsileyle bağlanan", "silsile-i nuranîsine bağlanan". "Silsile" diyor. "Lafla değil, silsileyle, "bağlanan ehl-i velâyet" yani veliler. "Ve ehl-i kemâlin başına geçecek" Yani âlimlerin, ulemanın ve kâmil insanların başına geçecek.

Ehl-i kemal ayrı bir şeydir. Kemalat. Bakın, "Ehl-i velâyet ve ehl-i kemâlin" diyor. Ehl-i velayeti ayırıyor. Bir de "Ehl-i kemâlin başına geçecek" diyor. "Âl-i Beytten" Peygamberimiz (sav)'in soyundan, ismini de veriyor. "Muhammed Mehdî isminde" şahıs, şahsı manevi değil. Bakın, "ismini veriyorum" diyor. "Muhammed Mehdî isminde bir zât-ı nuranî" zat, insan. Şahs-ı manevi değil. "Zat-ı nurani, o Süfyanın şahs-ı mânevîsi olan" Şahs-ı maneviyi kabul ediyor. Süfyan, şahs-ı manevi olacak ama "Mehdi şahıs olarak gelecek" diyor. "O Süfyanın şahs-ı mânevîsi olan" demek ki Süfyan ölmüş olacak Hz. Mehdi (as) devrinde. Bak, şimdi "O Süfyanın şahs-ı mânevîsi olan cereyan-ı münafıkaneyi" münafıklık cereyanını "etkisiz hale getirip, dağıtacaktır." Altıncı İşaret, Mektubat, s. 56-57'de Bediüzzaman söylüyor. Şu an bu yapılıyor işte. Münafıklar her yerde kıstırılıyor." (A9 TV, 1 Haziran 2016)

Lut Kavmi'ndeki Münafıklar da Homoseksüelliği Destekliyorlardı

Geçmişteki münafıkların yaşamlarıyla günümüz münafıklarının ilgilendikleri konular, tarzları, yapıları, karakterleri, tavırları büyük paralellik gösterir. Dolayısıyla günümüzdeki münafıkları iyi teşhis edebilmek için, geçmiş münafıklara bakmak, onların durumlarını da incelemek gerekir. İşte şiddetli bir sapkınlık ve Allah'ın bir kavmi topluca azaplandırma sebebi olan 'homoseksüelliğin meşrulaştırılmasında, yaygınlaştırılmasında ve normal karşılanmasında, münafıkların da rolünün büyük olduğu', Kuran'daki geçmiş kavimlerin kıssalarında anlatılmaktadır.

Tarihte 'homoseksüellik' denildiğinde ilk akla gelen, elbette ki 'Lut Kavmi' dir. Allah bu gerçeği Kuran'da şöyle bildirmektedir: "Hani Lut kavmine şöyle demişti: 'Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?"

Ayetin ifadesinden anlaşılacağı gibi, Lut Kavmi'nden önce homoseksüellik hiçbir kavimde görülmemiştir. Bu, Allah'ın beğenmediği şiddetli bir sapkınlıktır. Lut Kavmi'nde homoseksüellik yaygındır ve bu kavim Hz. Lut (as)'ın uyarılarına rağmen bu sapkın davranışlarını düzeltmedikleri ve azgınlıklarına devam ettikleri için helak edilmişlerdir. Kuran'da Hz. Lut (as)'ın, bu homoseksüel sapkın güruhu uyarıp doğru yola çağırdığı şöyle haber verilmiştir:

Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz? "Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz. (Şuara Suresi, 165-166)

Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz. (Araf Suresi, 81)

Homoseksüelliği meşru görüp uygulayanlar, açıkça Allah'ın sınırını çiğnemektedirler. Çünkü Allah Kuran'da bu sapkınlığı 'haram kılmıştır'. Ancak Lut Kavmi 'azgın bir kavim' dir. Bu davranışlarından vazgeçmedikleri gibi, kendilerini doğru yola çağıran, gerçekleri açıklayıp, yaptıklarının yanlış olduğunu anlatan Peygamberlerini yurdundan sürmekle tehdit etmişlerdir:

Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (buradan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın." (Şuara Suresi, 167)

Onların bu azgınlıklarına ve tehditlerine rağmen Hz. Lut (as) kararlılığından taviz vermemiş, aynı şekilde onları uyarmaya devam etmiştir:

Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım. Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar." (Şuara Suresi, 168-169)

Lut Peygamber (as)'ın bu tepkisi, homoseksüelliğin asla kabul edilemez, haram bir fiil olmasındandır. Elbette şunu da belirtmek gerekir ki, 'homoseksüelliğe karşı olmak; asla bu insanlara fiilen bir zarar verilmesini meşru görmek anlamına gelmez'. Yapılması gereken, insanları bu sapkınlığa karşı uyarmak, onlara doğrusunu anlatmak ve bu ahlaksızlığın topluma yayılmasına engel olmaktır.

Homoseksüellik Kuran'da açıkça bildirildiği gibi 'çirkin bir hayasızlıktır'. Böyle bir sapkınlığın toplumda yayılmasına engel olmak tüm Müslümanların sorumluluğudur. İman edenler bu duruma seyirci kalmamalıdır. Bu ahlaksızlığın propagandasının yapılmasına göz yummamalı, reklamı yaptırılmamalı, insanlar bu ahlaksızlığa teşvik edilmemelidir. Bilinçsizce bu sapkınlığa destek vermemeleri ve böyle bir ahlaksızlığa eğilim göstermemeleri için, cahil ve bilgisiz insanlar Kuran ile eğitilmelidir.

Nitekim Hz. Lut (as) da kavmini çok açık, samimi ve anlaşılır bir üslupla uyarmış, onlara yaptıkları işin kötülüğünü, iğrençliğin ve çirkinliğini anlatmıştır. Bu yaptıkları dolayısıyla ölçüyü aşan azgın bir kavim olduklarını ifade etmiştir. Buna karşın kavmi, tehditkar ve azgınca bir yanıt vermiş; Hz. Lut (as) ve yanındaki inançlı insanların, yaşadıkları topraklardan sürülüp çıkartılmasına karar vermişlerdir. Lut Peygamber (as), bu sapkın, homoseksüel, azgın kavimden kendisini ve ailesini kurtarması için Allah'a yönelip dua etmiştir. Allah onun bu duasına icabet etmiş, 'karısı hariç' Peygamberi ve tüm ailesini kurtarmış, kavminin geri kalanını ise helak etmiştir. Allah bu durumu Kuran'da şöyle haber vermiştir:

Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık. Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç. Sonra geride kalanları yerle bir ettik. (Şuara Suresi, 170-172)

Lut kavminin homoseksüellik konusundaki bu sapkınlıkları ve bunun sonucunda da topluca helak olmaları genelde hemen herkes tarafından bilinir. Ancak bu sapıklığın yaygınlaştırılmasında o 'dönemin münafıklarının oynadığı rol' çoğu zaman dikkatlerden kaçar. Oysa münafıkların bu tehlikeli yönünün tüm Müslümanlar tarafından çok iyi bilinmesi son derece önemlidir. Zira münafıklar tarihin başlangıcından bu yana, tüm Peygamberlerin döneminde hangi oyun ve sinsi yöntemlerle ortaya çıktılarsa, günümüzde de şeytanın aynı sistemini sürdüreceklerdir. Dolayısıyla Kuran'da bildirilen münafık karakterine dair her bir detay, tüm Müslümanlar için çok önemli ve yol göstericidir.

Peygamberimiz (sav) bir hadisinde, "Ümmetim içinde korktuğum şeylerin en korkuncu homoseksüelliktir." (İbn-i Mace, Hudûd 12'de) sözleriyle, bu tehlikeye dikkat çekmiştir. Bir başka hadisinde ise, 'Lut Kavmi'nin yaptığı eylemin en korkunç, en iğrenç ve en tiksindirici şey olduğunu' söyleyerek kavmini şöyle uyarmıştır:

Lut Kavmi'nin iğrenç fiilini işleyen kimse mel'undur (lanetlenmiştir). (Kütüb-i Sitte Hadis numarası 1604, Ravi: Ebu Hureyre, Kaynak: Rezin)

Resulullah (sav) ayrıca, "Allah erkekle cinsi temas kuran adamın yüzüne bakmaz, (onu rahmetinden kovar)" (Kütüb-i Sitte, Hadis No : 1607, Ravi: İbnu Abbas, Kaynak: Tirmizi, Rada 12, (1165)) sözleriyle de yine 'homoseksüelliğin, Allah'ın haram kıldığı bir sapkınlık olduğuna' dikkat çekmiştir. Bunun yanı sıra İslam uleması da her dönemde, homoseksüelliğin haramlığı konusunda görüş birliği içinde olmuşlar ve bu konuda hiçbir zaman ihtilafa düşmemişlerdir. Dolayısıyla hem Kuran ayetlerinden hem de Peygamberimiz (sav)'in hadislerinden homoseksüelliğin çirkin, sapkın, anormal ve buğz edilen, tiksindirici bir eylem olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Bir Kuran ayetinde "Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi?..." (Mücadele Suresi, 14) sözleriyle, münafıkların 'Allah'ın beğenmediği, haram kıldığı fiilleri yapan insanlarla dostluklar kurduklarına' dikkat çekilmiştir. İşte Hz. Lut (as) döneminde de bu ayet tecelli etmiş, Peygamber (as)'ın yanında bulunan münafıklar, Lut Kavmi'ndeki homoseksüellere gizlice destek vermişlerdir. Bu sapkın insanların iğrençliklerini rahatlıkla yaşayabilmeleri için, onlara 'istihbarat sağlamış' ve onları güçlendirebilmek için ellerinden geleni yapmışlardır.

Münafıklar tarihin her döneminde bu sapkın ve kirli ittifakı kurmuş; dönemin homoseksüellerine, iğrenç sapıklarına, sapkın fikirlerine hep destekçi olmuşlardır. Bu sapkınlıkların yaygınlaşması için çaba harcamış, iğrenç hayasızlıkları yapan insanları koruyup kollamış ve bu sapık insanların meşru görülmesini teşvik etmişlerdir.

Ancak sonuç münafıkların aleyhine olmuş; kendilerini çok kurnaz ve akıllı zanneden Lut Kavmi münafıkları Allah'ın azabıyla karşılık bulmuşlardır. Ve böylece Allah onları, sinsice Müslümanları aldattıklarını düşünen tüm münafık güruhuna da ibret kılmıştır.

ADNAN OKTAR: "Genellikle şizofren bir ruhu vardır; yani homoseksüel ve şizofren karakteri gösterir şeytan. Bunu bazı yönleriyle görüyoruz zaten Kuran'daki üslubunda. Mesela Lut Kavmi'ne gelen de şeytandır. Homoseksüel olarak gelmiştir ve oradaki kavmi bozmuştur.

madde, new scientist

Onlara da homoseksüelliği bulaştırmıştır. O devre kadar tarihte hiçbir kavim bilmiyordu böyle bir sapkınlığı. Lut Kavmi homoseksüelliğin ne olduğunu bilmiyordu. İlk defa onlara öğreten 'şeytan'dır. İnsan şeklinde gelmiştir. Onları o şekilde yönlendirmiştir. Melekler gelince, hatta meleklerin de üstüne gidiyorlar orada biliyorsunuz. Şeytan kışkırtıyor onları meleklere yönelmeleri için. Cenab-ı Allah, biliyorsunuz yerin altını üstüne getiriyor, helak ediyor bu kavmi. Oradaki suç homoseksüelliktir. Lut Kavmi'nin yerle bir edilmesinin sebebi budur; homoseksüel azgınlık. "Siz kadınları bırakıp erkeklere mi gidiyorsunuz?" diyor Allah. "Kadınları bırakıp" ama şu an kadın düşmanlığı var birçok yerde. Kadını bırakmış, o erkeğe yönelmiş artık." (A9 TV, 3 Haziran 2016)

Hz. Lut (as)’ın Münafık Karısı, Çevresindeki İnkarcılara İstihbarat Sağlıyor ve Devrin Homoseksüellerine Destek Veriyordu

Allah Kuran'daki kıssalarla, günümüzde örnekleriyle karşılaştığımızda nasıl bir tepki vermemiz ve nasıl davranmamız gerektiğini anlamamız için bize yol gösterir. İşte münafıkların homoseksüellerle olan bağlantılarını ve onlara verdikleri desteği anlamak için Kuran'da verilen örneklerden biri de Hz. Lut (as)'ın karısıdır. Bu kadın Hz. Lut (as)'ın ailesinden biridir ve hatta eşi olmasına rağmen, münafık karakterli olduğu için, Peygamberin şiddetle mücadele ettiği bu sapkın ve homoseksüel toplumla bağlantıya geçmiştir. Onlarla dost ve sırdaş olmuş ve Peygambere karşı onların safında yer almıştır.

Hz. Lut (as)'ın eşi, güç ve onurun Hz. Lut (as) ve inananların yanında değil, homoseksüel kavmin yanında olduğuna inanmıştır. Homoseksüellerin, toplumun popüler, önde gelen, zengin ve itibarlı çoğunluğu tarafından kabul edilen ve arka çıkılan bir topluluk olduğunu düşünerek aldanmış ve onlardan yana tavır almasının daha akılcı olduğuna karar vermiştir.

Bu, ezik, özenti ruhlu, çıkarcı, küfre yaranmaya çalışan yaklaşım, münafıkların genel tavrıdır. Kendilerinin 'çok akıllı ve uyanık', Müslümanların ise, 'sözde kendi dünyevi çıkarlarını korumayı bilmeyen' ve ayette bildirildiği gibi 'düşük akıllı' (Bakara Suresi, 13) kimseler olduklarına inanırlar. Kendileri, güç sahibi sandıkları insanların safında yer alarak dünyadaki çıkarlarını kurtardıklarına; Müslümanların ise güçsüzden yana tavır almakla büyük bir akılsızlık yaptıklarına inanırlar. Sırf çıkar için, bu iğrenç pisliği benimsemiş insanlarla dostluklar kurmanın ne kadar küçük düşürücü ve aşağılayıcı olduğunun ise şuurunda değildirler.

İşte Hz. Lut (as) döneminde de, tüm münafık karakterli insanlar gibi, Peygamberin münafık karısı da bu küfri değerlendirmeler ile hareket ediyordu. Lut Peygamber (as), kavmindeki sapık güruhla mücadele ederken, münafık ahlaklı eşi de, gizliden gizliye homoseksüeller ile birlik olup Peygambere karşı münafıkane eylemler yapabilmenin peşindeydi. (Hz. Lut (as)'ı tenzih ederiz.) Peygamber (as)'ın tavrını doğru bulmuyor, ona karşı çıkma pahasına homoseksüellerin safında yer alıp onların savunuculuğunu yapıyordu. Kavmindeki homoseksüelleri çoğunlukta gördüğü ve onları daha güçlü bulduğu için, onlardan çıkar elde edebilmeyi umuyordu. "Belki onlar sayesinde güç ve para kazanırım, itibar elde ederim, korunup kollanırım, sırtımı güçlü insanlara dayarım, hayat boyu rahat ederim, önemli insan olurum" gibi mantıklarla dünyevi hesaplar yapıyordu. Yoksa elbette ki bu sapkın kavmin ahlaksız, tiksinti verici, aşağılık karakterde insanlardan oluştuğunu çok iyi biliyordu. Ama kendisi de yüksek bir ahlaki değere sahip olmadığı için onların yaptığı iğrenç sapkınlığı umursamıyordu.

Hz. Lut (as)'ın münafık karısı, istese Peygamberin ve iman edenlerin yanından ayrılıp, hayran olduğu bu sapkın insanların arasında bir yaşam sürebilirdi. Ancak inananlar arasında kalıp, sinsice sapkınlığa destek vermek ve inananlara karşı alçakça oyunlar oynamak ona daha cazip gelmiştir. Müslümanlar aleyhinde ne kadar hainlik yapabilirse, küfrün ve homoseksüellerin arasında o kadar mühim bir şahsiyet olacağını sanmış, Peygamberin yanında kalarak oyunlarına orada devam etmeyi tercih etmiştir.

Bu bakış açısıyla hareket eden Hz. Lut (as)'ın eşi, Peygamberden ve iman edenlerden istihbarat toplayıp, bunları kavmindeki homoseksüellere aktarmayı kendince çok önemli bir görev olarak görmüştür. İnananlar ile homoseksüel sapıklardan oluşan inkarcı toplum arasında şiddetli bir mücadelenin yaşandığı o günlerde, bu münafık kadın mümin taklidi yaparak, 'topladığı tüm istihbaratı kavmindeki homoseksüellere iletmiştir'. Sinsice inananlar aleyhinde 'casusluk yapmıştır'. Alçakça, karaktersizce karşı tarafa 'bilgi taşımıştır'. "Peygamber ve yanındakiler sizin hakkınızda şunları konuştular", "Şurada toplanacaklar, bunu yapacaklar" tarzında, gece gündüz sürekli olarak inkar edenlere istihbarat vererek homoseksüellere destek olmuştur.

İşte günümüzde de münafıklar, Kuran'da "... İçinizde onlara 'haber taşıyanlar' vardır..." (Tevbe Suresi 47) ayetiyle haber verildiği gibi, Müslümanlar aleyhine homoseksüel güruha istihbarat taşıyarak destek verirler. Ayrıca "Niye homoseksüellere izin vermiyorsunuz?", "Niye onlara özgürlük tanımıyorsunuz?", "Rahatça yaşamalarına neden karışıyorsunuz?" gibi sinsi üsluplarla, İslam'da hiçbir şekilde yeri olmayan bir sapkınlığın meşrulaşması için çabalarlar. Homoseksüellerin ahlaksız olması ise münafığı hiç ilgilendirmez; o da bunun sapkınlık olduğunu açıkça biliyordur ama ilgilenmez. Sadece kendi çıkarlarını gözetir. Çünkü hayasızdır; münafığın Allah korkusu, ahlaki değerleri, haysiyetsizlik yapma endişesi ve kendisine saygısı yoktur.

Peygamberin evinde yaşadığı halde gece gündüz homoseksüellere destek olan ve onlara ortam hazırlayan bu münafık kadın, tüm inananlar için bir ibret vesilesidir. Bu kadın, yaşadığı dönemde çirkin bir hayasızlık içinde olan homoseksüellerin baş destekçisi olmuştur. Tarihe de böyle geçmiştir. Taberi Tefsiri' nde bu münafık kadının durumu şöyle haber verilmiştir:

Hz. Lut'un hanımı ise, o da iman etmediği gibi, Luticilik yapanların işlerine yardımcı oluyor, gelen misafirleri bir şekilde onlara haber veriyordu. (Taberi, Zemahşeri, Razi, İbn Kesir, Kurtubî,Tahrim Suresi 10. ayetin tefsiri)

Hz. Lut (as)'ın münafık karısı, çıkar elde etmeyi umarak homoseksüel kavmine destek vermiş ama bunun sonucunda istediği menfaatlere ulaşamamıştır. Allah sapkın Lut Kavmi ile birlikte onu da helak etmiştir. Birlikte saf tuttuğu, korkunç suçlarına ve iğrenç ahlaksızlıklarına ortak olduğu insanlarla birlikte azaba uğramıştır. Peygamber hanımı olması da ona hiçbir fayda sağlamamıştır:

Biz de, onu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısı hariç; onu geride (azap içinde kalanlar arasında) takdir ettik. Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür. (Neml Suresi 57-58)

(Elçiler) Dediler ki: "Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık). Sakın, hiçbiriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat senin karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara vadolunan (azap) sabah vaktidir. Sabah da yakın değil mi?" (Hud Suresi 81)

Tevrat'ta Bildirildiğine Göre, Hz. Lut (as)'ın Karısı "Tuz Direği" Olmuştur

Bu olayın Tevrat'taki anlatımı şöyledir:

Ve Rab, Sodom ve Gomorra üzerine, göklerden "kükürt" ve "ateş" yağdırdı. Ve o şehirleri, ve bütün havzayı; şehirlerde oturanların hepsini ve toprağın nebatını "altüst etti." Fakat (Lut'un) karısı, onun arkasından geriye baktı ve bir "tuz direği" oldu. Ve İbrahim sabahleyin erkenden kalkıp, Rabb'in önünde durduğu yere gitti. Ve Sodom ve Gomorra'ya ve bütün havza memleketine doğru baktı. Ve gördü. Ve işte yerin dumanı, "ocak dumanı" gibi çıkıyordu. (Tevrat, Tekvin, 19: 23, 28)

[Allah] Sodom ve Gomora kentlerini yakıp yıkarak yargıladı. Böylece Allah'sızların başına geleceklere bir örnek verdi. Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lut'u kurtardı. Çünkü onların arasında yaşayan bu doğru adam, görüp işittiği yasa tanımaz davranışlar yüzünden doğru yüreğinde her gün ızdırap çekerdi. Görülüyor ki Rab Kendi yolunda yürüyenleri karşılaştıkları denemelerden nasıl kurtaracağını bilir. Doğru olmayanları, özellikle benliğin yozlaşmış tutkuları ardından giden ve yetkisini hor görenleri cezalandırarak yargı gününe dek nasıl alıkoyacağını da bilir. (Petrus'un 2. Mektubu, 2:6-10)

Hz. Nuh (as)’ın Münafık Karısı, Kavminin Sapkınlıklarına Destek Veriyor, Peygamber Aleyhinde İnkar Edenlere İstihbarat Sağlıyordu

Hz. Nuh (as), sapkın bir yolda olan kavmini, Allah'ın dinine uymaları ve sapkınlıklarından vazgeçmeleri konusunda defalarca uyardığı halde, onlar Peygamberi yalanladılar ve şirk koşmaya devam ettiler. Ardından da kavminin önde gelenleri Hz. Nuh (as)' ı, kendilerince 'onlara karşı üstünlük elde etmeye çalışmak' ve 'delilik' gibi iftiralarla karalamaya çalıştılar. Ve onu gözetlemeye, baskı altında tutmaya karar verdiler. Bunun üzerine Allah Hz. Nuh'a, bir gemi inşa etmesini; inkar edenlerin suda boğularak azaplandırılacağını ve yalnızca iman edenlerin kurtulacağını vahyetti.

Allah Kuran'ın, "Allah, inkar edenlere, Nuh'un eşini ve Lut'un eşini örnek verdi. İkisi de, kullarımızdan salih olan iki kulumuzun nikahları altındaydı; ancak onlara ihanet ettiler. Bundan dolayı, (kocaları) kendilerine Allah'tan gelen hiçbir şeyle yarar sağlamadılar. İkisine de: "Ateşe diğer girenlerle birlikte girin" denildi." (Tahrim Suresi, 10) ayetiyle, Hz. Nuh (as)'ın karısının da, Hz. Lut (as)'ın eşi gibi, inkar eden kavmiyle birlikte helak edildiğini haber vermiştir.

Çünkü Hz. Nuh (as)'ın karısı da, aynı Hz. Lut (as) Peygamberin eşi gibi münafıklık yaparak, 'Peygambere ihanet etmiş ve dönemin inkarcılarıyla işbirliği yapmıştı'. Onlara 'Peygamberin ve Müslümanların aleyhinde istihbarat taşımış, kendi toplumundaki zulmeden insanlara iman edenleri ihbar etmiştir'. ((İbn Cerir) Mevdudi, Tefhimu'l-Kur'an, İnsan Yayınları: 6/369) Ve Hz. Nuh (as)'a gösterdikleri azgın tavırlarında din düşmanı olan kavmine destek olmuştur. Ayrıca inkarcılarla aynı alçakça iddialarda bulunarak 'Peygamberi 'delilikle' itham etmeye kalkışmış ve ara bozuculuk yapmıştır'. 'Kavmi ile bir olmuş ve kendince Peygamberi alaya almıştır' (Peygamberi tenzih ederiz). 'Hz. Nuh (as)'ın sır olarak telakki ettiği vahiy haberlerini de müşriklere ve münafıklara duyurmuştur'. (Ragıb el-İsfehani, Müfredat: 163) Sapkın bir yolda olan inkarcı kavmiyle dost olup kirli ittifaklar kurarak onların sapkınlıklarına destek olmuştur.

Hz. Nuh (as)'ın karısının, aynı Lut Peygamber (as)'ın eşi gibi münafıklık yaptığı, Kurtubi Tefsiri'nde şöyle anlatılmıştır:

Öyle anlaşılıyor ki, bu iki Peygamber eşi, iman etmiş görünüyor fakat gerçekte iman etmeyip münafıklık yapıyorlardı. (Kurtubî, Beydavî)

Hz. Nuh (as)'ın karısı, Allah'ın sevdiği, razı olduğu, cennetiyle müjdelediği mübarek bir Peygamber ile evli olduğu halde; bu yakınlık, ona hiçbir şey kazandırmamıştır. Tam tersine Peygamberin yanında gösterdiği münafık karakteri nedeniyle Allah'ın azabıyla karşılaşmıştır.

İbn Abbas bu hıyanetin şeklini şöyle belirtmiştir: "Hz. Nuh (as)'ın hanımı, eşine iman etmediği (Peygamber olduğuna inanmadığı) gibi, insanlara onun mecnun olduğunu söylüyordu." (Taberi, Zemahşeri, Razi, İbn Kesir, Kurtubî, Tahrim Suresi, 10. ayetin tefsiri)

Diğer bir rivayete göre, Hz. Nuh (as)'ın hanımı, iman edenleri -onlara işkence yapsınlar diye- toplumun güçlü olan zalim despotlarına haber (istihbarat) veriyordu. (Taberi) (Kurtubî, Beydavî)

 

11 / total 24
Harun Yahya'nın Münafığın Derin Karanlığı kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.org adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
GEBZE CEZAEVİNDE KORONAYA KARŞI GEREKLİ ÖNLEMLER ACİLEN ALINMALI
PROF. DR. SEFA SAYGILI’NIN SAYIN ADNAN OKTAR HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARI...
SÖZCÜ GAZETESİ YAZARI SAYIN AYTUNÇ ERKİN, KENDİSİNİN DE ÇOK İYİ BİLDİĞİ...
ESER ÇÖMLEKÇİOĞLU'NUN HAYAL ÜRÜNÜ KİTABI, ADNAN OKTAR’IN İSMİYLE ÜNLÜ OLMA...
SAYIN HAKAN URAL'IN “NELER OLUYOR HAYATTA” İSİMLİ PROGRAMDA CAMİAMIZ...
ARKADAŞ CAMİAMIZA YÖNELİK GAYRİ HUKUKİ TEHDİTLER DEVAM EDİYOR; HUSUMETLİ...
CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP
VERYANSIN TV’DE YAYINLANAN AV. ESER ÇÖMLEKÇİOĞLU RÖPORTAJINA CEVABIMIZDIR
UÇAN KUŞ TV ADLI KANALIN YÖNETİCİLERİ VE PROGRAM YAPIMCILARI KİN VE NEFRET...
SABAH GAZETESİ GERÇEKLERİ ÇARPITMADAN, TARAFSIZ VE İLKELİ HABERCİLİK...
"ADNAN OKTAR DAVASI"NDA HALA KULLANILMAYA ÇALIŞILAN ETKİN PİŞMANLIK...
ADALET BAKANIMIZ SAYIN ABDÜLHAMİT GÜL'E AÇIK MEKTUP
T.C. ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİF EVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE AÇIK MEKTUP...
T.C. ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİF EVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE AÇIK MEKTUP...
CÜBBELİ AHMET HOCA'YA NUR SURESİ'NİN 23. AYETİNİ TEKRAR HATIRLATIYORUZ
DEVLETİMİZDEN DEĞİL DE ANGLOSAKSON BARONLARDAN EMİR ALAN SİYASİLER ACİLEN...
CAMİAMIZA KENDİLERİNCE İFFET DERSİ VERMEYE KALKANLARIN ASIL MESELESİ FİKRİ...
GECEYARISI CEZAEVİ NAKİLLERİ VE GERİ PLANDAKİ SAVCI TALİMATI
@DREYFUS.TURK İSİMLİ INSTAGRAM SAYFASININ CAMİAMIZLA HİÇBİR İLGİSİ VE...
GAZETECİ RUŞEN ÇAKIR'A AÇIK MEKTUP
ASTRONOMİK CEZALAR İÇİN "HAYALİ KIZLARIN İFFETİNİ KORUMA" GEREKÇESİ
ADNAN OKTAR DAVASI: YARGILANMADAN MÜEBBET
ANAL TECAVÜZ TEKNİK OLARAK İMKANSIZDIR. BU KONUDA ALEYHİMİZE YAPILAN...
KUMPASÇILARIN HEDEFİNDE BU KEZ DE INSTAGRAM, TWITTER VE DİĞER SOSYAL MEDYA...
YARGILAMA HAKKINDAKİ GERÇEKLER VE BAZI BASINDAKİ BOŞA SEVİNÇ NİDALARI
SAYIN BARIŞ TERKOĞLU’NA AÇIK MEKTUP
TEK CÜMLELİK İFTİRAYLA MASUM BİR GENÇ KIZA 40 YIL HAPİS CEZASI
ADNAN OKTAR DAVASINDA "18 YAŞIN ALTINDAKİ KIZLARIN İSTİSMARI" YALANI
EBRU ŞİMŞEK OLAYININ İÇYÜZÜ
SAYIN ADNAN OKTAR’IN 10 BİN YILLIK CEZAYI GÜLEREK KARŞILAMASI BAZI...
DAVA DOSYAMIZDA TEK BİR DOĞAL MÜŞTEKİ YOKTUR
CAMİAMIZDA EVLİLİK BEKLENTİSİNE KAVUŞAMAYAN BAZI KIZLAR BUNUN HINCIYLA...
GERÇEK DIŞI HABERCİLİĞİ BENİMSEYEN BİR KISIM BASIN HALKIN GÖZÜNDE GÜVEN VE...
HİÇBİR SUÇ OLMADIĞINI ÇOK İYİ BİLDİKLERİ İÇİN RESMİ MAKAMLAR ARAMIZA POLİS...
DOSYADAKİ SADECE 25 MÜŞTEKİ VE ETKİN PİŞMAN SANIĞIN İFADELERİNDEKİ 1000'E...
YABANCI HUKUKÇU VE AKADEMİSYENLER, ADNAN OKTAR DAVASINDAKİ ETKİN PİŞMAN...
CUMHURİYET GAZETESİNE CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR'IN YAKIN ZAMANDA MAHKEMEYE SUNDUĞU BAZI KISA BEYAN...
ETKİN PİŞMAN OLMAYA ZORLANAN ARKADAŞLARIMIZA OYNANAN OYUN
SAYIN ADNAN OKTAR'IN YAKIN ZAMANDA MAHKEMEYE SUNDUĞU BAZI KISA BEYAN...
TÜRKİYE'DE HUKUK RAFA MI KALKTI?
"FİKREN İKTİDAR OLMAK" ANCAK SAYIN ADNAN OKTAR'IN İLMİ VE FİKRİ...
ESKİ TAKİPSİZLİK VE ZAMAN AŞIMI KARARLARI YARGILANANLAR ALEYHİNDE...
CAMİAMIZA YÖNELİK 2 YILLIK GİZLİ TEKNİK TAKİPTE TEK BİR SUÇ DELİLİ DAHİ...
'ORAL YOLDAN TECAVÜZ' İDDİALARI GERÇEK DIŞIDIR
ÇİZGİ ROMANLARLA, PORNO FİLMLERDEN ALINAN GÖRÜNTÜLERLE KARALAMALAR YAPMAYA...
ADNAN OKTAR HİÇBİR ZAMAN “NAMAZI MİNİ ETEKLE KILABİLİRSİNİZ” DEMEMİŞTİR...
Sn. Adnan Oktar’ın Mahkemede Söylediği Son Sözü
GAZETECİ SAYIN İSMAİL SAYMAZ 'A AÇIK MEKTUP
BASIN MENSUPLARIMIZI ADİL VE TARAFSIZ HABERCİLİĞE DAVET EDİYORUZ
ADNAN OKTAR DAVASINDAKİ HTS KAYITLARI HUKUKEN SUÇLAYICI YÖNDE DELİL OLARAK...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN İSMİNİ KOYMASININ ARDINDAN BİRÇOK DEVLET BÜYÜĞÜMÜZ VE...
İDDİANAMEDE, SN ADNAN OKTAR'IN KENDİSİNİ GÜYA "MEHDİ RESUL" İLAN ETTİĞİNE...
İDDİANAMEDE, KANDİLLİ'DEKİ EVDE SÖZDE "KULE" OLARAK ADLANDIRILAN BİR ODADA...
CAMİAMIZA DÜZENLENEN OPERASYONDA "GENELEV VE FUHUŞ MAFYASI" ÖNEMLİ BİR ROL...
SN. ADNAN OKTAR, ESKİ GAZETECİ MEHMET BARANSU İLE SADECE BİR KEZ, 2011...
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ GECESİ SN. ADNAN OKTAR'IN A9 TV'DEN GECE BOYUNCA...
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE KARŞI ÇIKMAK, FETÖ'NÜN İNFAZ LİSTESİNE GİRMEK...
İDDİANAMEDEKİ EVLİLİK KONUSUNDAKİ SUÇ İSNATLARI GEÇERSİZDİR
15 ARALIK 2020 SALI GÜNÜ YAYINLANAN "ADNAN OKTAR ARKADAŞ GRUBUNA...
FETÖ’YE YARDIM İDDİASI BÜYÜK BİR İFTİRADIR
CUMHURBAŞKANLIĞI YÜKSEK İSTİŞARE KURULU (YİK) ÜYESİ SAYIN CEMİL ÇİÇEK...
SAYIN ADNAN OKTAR'IN HİÇBİR ZAMAN MEHDİLİK İDDİASI OLMADIĞI GİBİ MEHDİLİK...
GERÇEKTE YAŞANTISI ÇİLE VE SIKINTILARLA DOLU OLAN SN. ADNAN OKTAR’IN “LÜKS...
SAYIN ADNAN OKTAR'IN, DEĞERLİ OSMANLI PADİŞAHI SULTAN II. ABDÜLHAMİD HAN'I...
İSRAİLLİ SİYASİLER VE SANHEDRİN HAHAMLARI, TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ...
ARKADAŞIMIZ AYŞE KOÇ'UN, 13 KASIM 2020 TARİHİNDE KATILDIĞI BİR TV...
MİLLİYET GAZETESİ MAGAZİN YAZARI SN. ALİ EYÜBOĞLU’NA AÇIK MEKTUP–2
KUMPAS ÇETESİ SON ÇAREYİ KASET İMASI YALANINA SARILMAKTA ARIYOR
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ SİVİL DİPLOMASİ FAALİYETLERİNİN...
HALK TV, MEDYA MAHALLESİ PROGRAMINDA ORTAYA ATILAN İDDİALARA CEVAPLARIMIZ
ESKİ SAĞLIK BAKANIMIZ SAYIN OSMAN DURMUŞ’UN VEFATI ÜZERİNE ÇIKAN HABERLERE...
MAVİ MARMARA FACİASINDA, İSRAİL'İN TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEYİP TAZMİNAT...
FOSİLLERİN ARTIK DEVLETİMİZ ELİYLE MÜZELERDE SERGİLENECEK OLMASI...
FETÖ BAĞLANTISI YALANI
ŞEREF MALKOÇ AĞABEYİMİZDEN RİCAMIZDIR
MEDYAMIZ ÖZKAN MAMATİ İSİMLİ KİŞİNİN GERÇEK YÜZÜNÜ MUTLAKA BİLMELİDİR
HAKLARINDA HİÇBİR KESİN YARGI KARARI OLMAYAN SN. ADNAN OKTAR VE...
MERVE BÜYÜKBAYRAK AKIL HASTANESİNE SEVK TALEBİ GEREKTİRECEK NE YAPTI?
BASINA ÖZEL HAZIRLANAN SENARYOLARLA HAKKIMIZDA ALGI OLUŞTURULMAYA...
MİLLİYET GAZETESİ MAGAZİN YAZARI SAYIN ALİ EYÜBOĞLU’NA AÇIK MEKTUP
AYRILIP DAĞILMA GİBİ BİR NİYETİMİZ ASLA YOK!
YENİ ŞAFAK GAZETESİ YAZARI SAYIN HASAN ÖZTÜRK’E AÇIK MEKTUP
SAYIN ÖZLEM GÜRSES'E AÇIK MEKTUP
SAYIN MİNE UZUN'A AÇIK MEKTUP
DAVA DOSYASI BOMBOŞ ÇIKINCA MEDET UMULAN ESKİ BİR İFTİRA: "GİZLİ TÜNELDEN...
KONUNUN TARAFLARINA SÖZ HAKKI VERMEDEN TEK TARAFLI YAYIN YAPMASI HABERTÜRK...
SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK MEKTUP
HALK TV'YE AÇIK MEKTUP
OZAN SÜER ARKADAŞIMIZIN TUTUKLANMASIYLA İLGİLİ OLARAK AV. SENA AKKAYA...
TÜRK İNSANI ADİL, TARAFSIZ, DÜRÜST, İLKELİ VE SEVGİ DOLU BİR BASIN ÖZLEMİ...
İFTİRA ÜZERİNE KURULAN DAVAMIZIN TEMELİNDEKİ SEBEP: "HUSUMET"
HÜRRİYET GAZETESİ VE YAZARLARINA CESARETLE VE ISRARLA DOĞRUDAN YANA OLMAK...
SEVGİ, KARDEŞLİK VE SELAM GÖNDERME İDDİALARI TUTUKLAMA GEREKÇESİ OLAMAZ
MEHDİYET İNANCI SEBEBİYLE SAYIN ADNAN OKTAR’IN YANINDAN AYRILMADIĞIMIZ...
TOPLU BİR AKIL TUTULMASI: "GALEYAN"
ELVAN KOÇAK BEY’İN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİĞİ HUSUSLAR
AV. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP–3
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ÜLKEMİZDEKİ ALÇAK, HAİN VE AŞAĞILIK KRİPTO...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ’YE BİR KEZ DAHA DOSTLUK VE SEVGİ...
MÜŞTEKİ İFADELERİ HAKKINDA BASINDA YER ALAN GERÇEK DIŞI HABERLER
SEVGİDEN VAZGEÇMEK ZULÜM OLUR, TEK İSTEĞİMİZ SEVGİ TOPLUMU OLUŞMASI
2 YILDAN BU YANA CAMİAMIZA KARŞI YAPILAN HAK VE HUKUK İHLALLERİ, ZULÜM VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZ MASUMİYET KARİNESİNE VE SAVUNMA HAKKINA...
ATV KAHVALTI HABERLERİNDEKİ ASILSIZ İTHAMLARA CEVABIMIZDIR
MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ BAŞYAZARI AHMET AKGÜL’ÜN İFTİRALARA DAYANARAK YAPTIĞI...
SEVGİYE DAİR HER DAVRANIŞIN SUÇ KAPSAMINA SOKULMA GAYRETİNDEN ENDİŞE...
AV. SN. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ’DAN MÜSLÜMANLAR HAKKINDA KONUŞURKEN ADİL, DÜRÜST VE...
İSTİKLAL İNTERNET HABER SİTESİ YAZARLARINDAN SAYIN ÖMER AKDAĞ’A...
MADDİ GELİR ELDE ETMEK UĞRUNA TERTEMİZ, NUR GİBİ İNSANLARI ACIMASIZCA YOK...
DOSYAMIZDA ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİ DEĞİL, CAN HAVLİYLE KENDİNİ...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMIN SAVUNMA HAKKINI VE DEĞERLİ AVUKATLARI HEDEF...
BASIN KORKU DEĞİL ADALET, DÜRÜSTLÜK VE TARAFSIZLIK ÜZERİNE KURULU YAYIN...
AKİT'TEKİ KARDEŞLERİMİZ YAYINLARINDAKİ HAKARETAMİZ ÜSLUBA KARŞI MUTLAKA...
SN. ADNAN OKTAR DURUŞMALAR BOYUNCA MASKE KULLANMIŞ, GENEL SAĞLIĞIN...
MÜMİN ALLAH’TAN GELEN İŞARETLERİ GÖRÜR VE HAYRA YORAR
KANAL D ANA HABER PROGRAMINI HUKUK VE VİCDAN SINIRLARI İÇİNDE YAYIN...
ARKADAŞIMIZ BÜLENT SEZGİN'DEN SAYIN AYŞENUR ARSLAN HANIMEFENDİ’YE AÇIK...
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARINI GÜYA TEHLİKELİYMİŞ GİBİ GÖSTERME OYUNU
ARKADAŞIMIZ SERDAR SUPHİ TOGAY'IN MAHKEME İFADESİNDEN BASINA YANSIYAN...
SÖZDE ETKİN PİŞMAN OLMAK ZORUNDA BIRAKILAN ARKADAŞIMIZ ALİ ŞEREF GİDER’İN...
TURNİKE İFTİRASINA İTİBAR EDİP DİLE GETİRENLERİN ASIL ÖNCELİĞİ...
AKİT CAMİASINDAKİ KARDEŞLERİMİZ BİZİM İYİ NİYETİMİZİ YAKINDAN BİLİR VE...
GERÇEKLER SAYIN DOĞAN KASADOLU'NUN HAYAL DÜNYASINDA YAŞADIĞINDAN VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZE HANIMLAR HAKKINDA SAYGILI VE NEZAKETLİ...
MUHAFAZAKAR CAMİADA HAKKIMIZDA MERAK EDİLEN BAZI SORULARA CEVAPLAR
DURUŞMADA YÖNELTİLEN SORULAR İDDİANAMEDE YER ALAN SUÇLAMALARIN ASILSIZ...
ARKADAŞIMIZ SEDAT ALTAN'DAN DEĞERLİ GAZETECİMİZ SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK...
ARKADAŞIMIZ MERVE BÜYÜKBAYRAK'IN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ'YE AÇIK...
ARKADAŞIMIZ KARTAL İŞ'TEN SAYIN DOĞU PERİNÇEK’E AÇIK MEKTUP
AV. SN. KEREM ALTIPARMAK’IN “İNTERNET ERİŞİM ENGELLERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”...
"NİHAYET DERGİSİ"NDE, CAMİAMIZ HAKKINDA YAPILMIŞ GERÇEK DIŞI, ÇİRKİN BİR...
HALKI, HALKA EZDİREN SİSTEM SON BULMALI
KONU DEKOLTE DEĞİL, SEVGİMİZE VE DOSTLUĞUMUZA DUYULAN ÖFKE
INDEPENDENT-TÜRKÇE'NİN MÜSLÜMANLARA EVRİM TEORİSİNİ KABUL ETTİRME TAKTİĞİ
BUGÜN BAZI GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINI ELEŞTİREN CNN TÜRK GECE GÖRÜŞÜ...
DEKOLTE GİYDİLER DİYE MASUM İNSANLARA YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASI İSTEYİP...
SN. ADNAN OKTAR’IN MEHDİLİK İLAN EDEREK DEVLETİ ELE GEÇİRECEĞİ İTHAMI AKLA...
ARKADAŞIMIZ EMRE BUKAĞILI'NIN SN. FAZIL SAYIN AÇIKLAMALARINA CEVABI
SÜLEYMAN ÖZIŞIK KARDEŞİMİZİN DE CEMAATLERİN MİLLETİMİZ İÇİN DEĞERİNİ ÇOK...
ADNAN OKTAR OLMASAYDI...
SAYIN ERGUN YILDIRIM’IN “YENİ MEHDİLER” BAŞLIKLI KÖŞE YAZISINA...
NORMAL VE LEGAL BİR YAŞAMDAN YAPAY SUÇLAR ÜRETİLEREK "HAYALİ BİR SUÇ...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ MÜSLÜMANLARA ATILAN İFTİRALARA İTİBAR ETMEMELİDİR
ODATV GENEL YAYIN YÖNETMENİ SN. BARIŞ PEHLİVAN'A AÇIK MEKTUP
KOMPLOCULAR, KORKUTARAK "SÖZDE" İTİRAFÇI YAPTIKLARI ARKADAŞLARIMIZ...
CUMHURİYET GAZETESİNE AÇIK MEKTUP
GENİŞ HAYAL GÜCÜ İLE KURGULANAN DAVA DOSYASI
MODERNLİK İSLAM’IN GELİŞİP YAYILMASINDA EN ETKİLİ YÖNTEMDİR
SN. ENVER AYSEVER’İN PROGRAMINDA GÜNDEME GELEN İTHAMLARIN CEVAPLARI
SN. ADNAN OKTAR: "ALLAH'IN VERECEĞİ KARARI TALEP EDİYORUM"
MİNE KIRIKKANAT GİBİ AYDIN VE DEMOKRAT BİR HANIMA HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE...
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
YENİ AKİT GAZETESİ VE ODA TV’DE YER ALAN “UYAP’TAN SANIĞIN ADI SİLİNDİ”...
SAYIN BİRCAN BALİ'YE CEVAP
SAYIN AVUKAT CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
SAYIN ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU'NA CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR VE CAMİAMIZA YÖNELİK MANEVİ LİNÇ
SN. DOĞU PERİNÇEK VE SN. PROF. DR. ALİ DEMİRSOY'UN ÖNEMLİ OLDUĞUNU...
SAYIN PROF. DR. NURAN YILDIZ'A AÇIK MEKTUP
SN. ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ İSRAİL VE MUSEVİLERLE OLAN...
CAMİAMIZA YÖNELİK "YURTDIŞI LOBİ FAALİYETLERİ" İSNADI İLE İLGİLİ...
FETÖ'YE KARŞI EN GÜÇLÜ ELEŞTİRİLERİ SN. ADNAN OKTAR YAPMIŞTIR
DELİL VE ŞAHİT OLMADAN SUÇSUZ İNSANLARI CEZALANDIRMAK KUR’AN’A UYGUN...
ARKADAŞLARIMIZ MUAZZEZ VE YILDIZ ARIK’IN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI...
İNSANLARA NEREDE VE KİMLERLE YAŞAYACAKLARINA DAİR BASKI VE DAYATMADA...
ARKADAŞIMIZ BERİL KONCAGÜL’ÜN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARINA...
KANAL D'NİN UYDURMA HABERİ
MERVE BOZYİĞİT'İN DURUŞMADAKİ AÇIKLAMALARI KUMPASI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ !!!
ARKADAŞLARIMIZ ALTUĞ ETİ, BURAK ABACI VE CEYHUN GÖKDOĞAN'IN...
KUMPASÇILARIN ARKADAŞLARIMIZA BASKI VE TEHDİTLE DAYATTIĞI GERÇEK DIŞI...
"NORMAL HAYATIN SUÇMUŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ" ANORMALLİĞİ
ARKADAŞIMIZ ÇAĞLA ÇELENLİOĞLU'NUN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
YENİ ŞAFAK VE GÜNEŞ GAZETELERİNDEKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARA CEVAP
SAVUNMA HAKKIMIZ NASIL ENGELLENDİ?
ARKADAŞIMIZ ECE KOÇ'UN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
ARKADAŞLARIMIZ MUSTAFA ARULAR VE EMRE TEKER'İN DURUŞMALARINDAKİ...
ARKADAŞIMIZ AYÇA PARS'IN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
KAMU VİCDANI YALANI
DEVLETİMİZİN VERDİĞİ SİLAH RUHSATLARI CAMİAMIZA DUYDUĞU GÜVENİN AÇIK BİR...
ASIL HEDEF İSLAM ALEMİ, TÜRKİYE, SAYIN ERDOĞAN VE AK PARTİ HÜKÜMETİ
GERÇEK MODERNLİK İSLAM DİNİNDEDİR
TV PROGRAMLARINDA SEVGİ DİLİ ESAS ALINMALIDIR
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
AKİT GRUBUNA AÇIK MEKTUP
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
GARDIROP YALANI
SAYIN DOĞU PERİNÇEK'E AÇIK MEKTUP
'CRACKED.COM' SİTESİNDEKİ İDDİALARA CEVAP
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."